4 Mayıs 2012 Cuma

Ar-Ge kuruluşları Fatih için buluşacak

''Fatih'' projesi için Ar-Ge yapan kuruluşlar, Eğitim Bakanlığı'nın destek verdiği ''Kampüs Teknoloji Günleri"nde biraraya gelecek.

Öğretmenlere, öğrencilere ve ilgili kuruluşlara akıllı yazı tahtaları, dijital not alma sistemleri, eğitim içerik yazılımları, eğitimde simülasyon ve oyun teknolojileri konularında ücretsiz eğitim verilecek etkinlik, 3 gün sürecek.
ODTÜ Eğitim Fakültesi Bilgisayarlı Öğretim Teknolojileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Soner Yıldırım, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ODTÜ'nün 2011-2016 Stratejik Planı'nda ''öğretim teknolojileri kullanımında yenilikçiliğin desteklenmesi''nin yer aldığını anlattı.
Bu konuda ortak bir platform oluşturmak ve diğer üniversitelere öncü rol oynamak üzere 14-16 Mayıs tarihleri arasında ''ODTÜ Kampüs Teknoloji Günleri''nin düzenlendiğini belirten Yıldırım, etkinliğin ana temasının ise Fatih Projesi olduğunu bildirdi.
-''Dünyada böyle bir proje yok''-
Fatih Projesi'nin dünyanın en büyük bilişim projelerinden olduğuna dikkati çeken Yıldırım, ''13 milyon öğrenciye tablet bilgisayar dağıtılacak. Bu tabletlerin yerli üretime geçilmesi kaygısı var. 467 bin sınıfa akıllı tahta konulacak, 650 bin öğretmen eğitilecek. Dünyada böyle bir proje yok'' diye konuştu.
Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü'nden yetkililerin, etkinlikte stant kurarak, hazırlıklarla ilgili bilgi vereceğini anlatan Yıldırım, şunları kaydetti:
''Etkinlikte Fatih Projesi ile ilgili tüm teknolojiler görücüye çıkacak. Milli Eğitim Bakanlığı da 3 günlük etkinlikte projeyi bütün bileşenleriyle anlatacak. Etkinlikte öğretmenlere, öğrencilere ve ilgili tüm kuruluşlara akıllı yazı tahtaları, dijital not alma sistemleri, eğitim içerik yazılımları, eğitimde simülasyon ve oyun teknolojileri konularında eğitimler verilecek. Ayrıca bilgisayar teknolojileri, görüntüleme sistemleri, mobil eğitim yazılımları, telekomünikasyonla iletişim ve internet hizmetlerinin eğitimdeki önemi gibi konularda oturumlar düzenlenecek.''
Eğitimlerin araştırma görevlilerince verileceğini bildiren Yıldırım, etkinliğe katılım için ''www.kampusteknolojileri.com'' adresinden kayıt yaptırmak gerektiğini sözlerine ekledi.
Haber Detay

3 Mayıs 2012 Perşembe

Görme engellilere büyük umut

20 yıldır görme engelli olarak yaşayan hastaya biyonik göz nakli yapıldı. 

Beynine cep telefonu kamerası bulunan çip yerleştirilen adam, flu ve siyah beyaz da olsa yeniden görmeye başladı.İngiliz Chris James, 20 yıl önce geçirdiği bir kaza sonucu iki gözünü birden kaybetti. Londra'da John Radcliff Hastanesinde operasyon geçirdi. Beynine, dijital bir çip nakledildi. Çipin içinde, cep telefonlarında kullanılan kameraların bir benzeri vardı. 1500 piksel çözünürlüklü kamera sayesinde; görme engelini aştı. Biyonik gözleriyle; nesneleri siyah beyaz da olsa yeniden görmeye başladı. 20 yıl sonra yeniden görmeye başlayan James, "yıllardır hep yeniden görmeyi hayal ediyordum şimdi çok net olmasa da simsiyah bir dünyadan fazlasını görebiliyorum" diyerek duygularını dile getirdi. Chris James'in gözleri kısmen açıldı. Nesneleri yüzde yüz net göremiyor. Birer silüet halinde siyah beyaz olarak algılayabiliyor. 20 yıldır kör olan James için, bu kadar görebilmek bile mucize.

Ancak doktorlar daha fazlasından umutlu. 150 bin Türk lirasına mal olan ameliyatı gerçekleştiren profesör Robert Maclaren; beynin zamanla yeniden görmeyi öğreneceğini ve flu olan cisimleri daha net algılayabileceğini söyledi.
Haber Detay

Cüneyt Türel Seni Unutmayacağız Kaliteli İnsan!

Tedavi gördüğü hastanede önceki gün hayatını kaybeden oyuncu, yönetmen ve seslendirme sanatçısı Cüneyt Türel (70), son yolculuğuna uğurlanıyor.

Cüneyt Türel

Bir süredir kanser tedavisi gören ve 1 Mayıs günü sabah saatlerinde Amerikan Hastanesi'nde hayatını kaybeden Türel için, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde, hayat arkadaşı Tilbe Saran, kızı Elif Türel, eski eşi Nükhet Turhan Türel, ağabeyi Metin Türel, yakınları ve sanatçı dostlarının katılımıyla uğurlama töreni düzenlendi.Uğurlama töreninde Cüneyt Türel'in cenazesinin bulunduğu Türk bayrağına sarılı tabut, alkışlar eşliğinde sahneye yerleştirildi. Tilbe Saran, Türel'in cenazesinin bulunduğu tabutun üzerine sarı güller bıraktı.

Saygı duruşunda bulunulmasının ardından, öğrencisi Yeşim Koçak, Türel'in ''hiç sönmeyecek mumunu'' gözyaşları içinde sahneye getirdi. Törende daha sonra Türel'in özgeçmişi okundu.

İstanbul Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Hilmi Zafer Şahin burada yaptığı konuşmada, ''Cüneyt Türel, bilge ve yalın yanıyla, önemli bir tiyatro insanıydı. Oyunculuğu ve sesiyle sahnelerimizi, sinemayı ve televizyonu anlamlı ve değerli kılan ünlü bir ustamızdı. Şehir Tiyatroları'ndaki yeri unutulmaz. Yeni yolu ışıkla ve alkışla dolsun'' diye konuştu.

Cüneyt Türel'in kızı Elif Türel de ailesi adına yaptığı konuşmada, babasıyla doğum gününün aynı olduğunu dile getirerek, ''Ben ona 42'nci yaş hediyesiymişim. Aslında o bana bir hediyeydi. Babam kadar iyi Türkçe konuşan birinin kızı olarak, iki kelimeyi bir araya getiremeyeceğim ama o kadar çok şey söylemek istiyorum ki. Babamı benim kelimelerimden dinleyin istiyorum. Ama kelimeler şu an bana ihanet ediyor. Onlar da benim gibi yetim kaldılar'' diye konuştu.

Babasının son konuşmasında ''Uzun bir yolculuğa çıkıyorum'' dediğini anlatan Elif Türel, ''Onu benimle birlikte bu sahneden yolcu ettiğiniz için teşekkür ederim'' dedi.

Tilbe Saran da, Cüneyt Türel ile ilgili duygu ve düşüncelerini dile getirerek, ''Çehov'un mektuplarından taşan aşk gibi bizimki de tiyatro ipliğiyle örülüydü. Bana güzel anılar bıraktın ama yüreğim şimdi ıssız kaldı. Şimdi sana ebediyete götürmen için son çalıştığımız oyunun metnini bırakıyorum'' dedi.

Saran, daha sonra oyunun metnini Cüneyt Türel'in tabutunun üzerine bıraktı.

Hoşçakal güzel oğlum

Tiyatro sanatçısı Yıldız Kenter de, Cüneyt Türel'in hayatını kaybettiğini ancak yüreklerde, zihinlerde ve anılarda yaşayacağını ifade etti.

''Cüneyt, tanıdığım en beyefendi tiyatroculardan biriydi. Kendine özgü, çok zarif bir insandı. İnsan üzülüyor, inanamıyor. Göz göre göre öldüğüne inanamıyor. Ama tabi Cüneyt tiyatro için, onu sevenler için ölmedi. Aramızda yaşıyor, yaşayacak'' diye konuşan Kenter, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Tek gerçek ölüm ve ben o gerçeğe inanamıyorum, inanmak istemiyorum herhalde. Düşünüyorum; Tilbe'm ne yapacak? Tabii ki tiyatrosu, Cüneyt ile olan anıları, oyunculuğu ve temelde sanat, her zaman olduğu gibi onu hep ayakta, dimdik, aşkla yaşatacak.

Cüneyt'e buradan sesleniyorum; onun şimdi aklı Tilbe'de kalmıştır. Merak etme diyorum. Senden önce biz sahiptik ona, yine sahip çıkacağız. Senin yerini hiç bir zaman dolduramayacağız ama Tilbe'ye hepimiz sahip çıkacağız. Onu bağrımıza basacağız. Tilbe'n bize emanettir. Güzel oğlum, senin için söylenecek olan en güzel şeyleri söyledi dostların, arkadaşların. Ben seni hasretle anacağım, şu an sana sarılıyorum, sımsıkı kucaklıyorum. Hoşçakal güzel oğlum, yakında buluşmak üzere.''

Dekoratör Yönetmen Metin Deniz de, 51 yıllık dost olduklarını anlatarak, dostluklarının sadece tiyatroyla kalmadığını ancak gergin ve tatlı günlerin sebebinin hep tiyatro olduğunu ifade etti.

Son günlerde İstanbul Şehir Tiyatroları'na yapılan saldırılardan Cüneyt Türel'in haberinin olmamasının çok iyi olduğunu belirten Deniz, ''Yoksa yatağında kalır gitmezdi. O hırsıyla kalırdı. Son konuşmamızda sahneleyeceği oyundan söz etti. Provalara yatağından kalkıp geliyordu. Yatağından kalkıp gelen adam gibi değildi. Canavar kesiliyordu sahnede. Her şey çok iyi gidiyordu ama yetişemedi'' dedi.

Oyun ve senaryo yazarı, yönetmen Başar Sabuncu da, dostluklarının 52. yılında Cüneyt Türel ile bir kez daha aynı sahnede olduklarını dile getirerek, ''Sen bizi terk etmiyorsun. Ülkemizde yurduna ve tiyatrona reva görülen baskılara daha fazla dayanamayarak, güzel atına atladığın gibi çirkin dünyamızdan çok uzaklara gittin. Ama sarışın yakışıklılığının, duyarlı sesinin titreşimlerini hep omuz başımızda hissediyoruz'' şeklinde duygularını dile getirdi.

Sanatçı Gülriz Sururi de, ''1 Mayıs'ta bırakıp gittin bizi. Neden o günü seçtin bilinmez. Seçkin bir aydın, sorumlu bir vatandaş ve çok değerli bir tiyatrocu olmayı başardın. Şehir Tiyatroları'nda büyük emeğin var. Dostluğumuz ilk günden başlayarak devam etti'' diye konuştu.

Oflazoğlu'ndan şiirle veda

Oyun yazarı, şair ve eleştirmen Turan Oflazoğlu da, Türel için kaleme aldığı ''Billur sesli dereler gibi hep denize aktın/Aynı dünyayı paylaştık ama sen erken bıraktın/Seni sevenler bilmek istiyorlar Cüneyt söyle/Sönmez ateşi acaba hangi dorukta yaktın'' dizelerini okudu.

Konuşmaların ardından ailesi, yakınları, Mustafa Alabora, Gülriz Sururi, Bekir Aksoy, Bennu Yıldırımlar, Tülin Oral, Melis Birkan, Güler Ökten, Hazım Körmükçü'nün de aralarında bulunduğu tiyatro ve sinema dünyasından çok sayıda seveni Türel ile vedalaştı.

Daha sonra Cüneyt Türel'in cenazesi, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nden uğurlanarak cenaze namazının kılınacağı Teşvikiye Camisi'ne götürülmek üzere araca konuldu.

Cüneyt Türel

İstanbul'da 1942 yılında dünyaya gelen Türel, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü'nden mezun oldu.

Tiyatroya Yeşil Sahne ve Gençlik Tiyatrosu'nda başlayan Türel, aynı dönemde İstanbul Üniversitesi Türk Talebe Birliği Gençlik Tiyatrosu'na katıldı.

Türel, İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nden mezun olduktan sonra, 1962 yılında Gülriz Sururi - Engin Cezzar Tiyatrosu'nda profesyonel oldu. Türel, daha sonra Lale Oraloğlu Tiyatrosu'nda çalıştı.

Cüneyt Türel, 1965 yılında ''Cimri'' oyunu ile 30 yıl boyunca çalışacağı Şehir Tiyatroları'na geçti. 1995 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları'ndan ayrılan ve Tiyatro İstanbul bünyesinde bir sezon ''Sanat'' adlı oyunu oynayan Türel, 1975 yılında Ajda Pekkan'ın ''Palavra palavra'' şarkısına düet yaptı.

1995 yılında Işıl Kasapoğlu ve Tilbe Saran ile birlikte Aksanat Prodüksiyon Tiyatrosu'nu kuran Türel, 2007 yılına kadar bu tiyatronun tüm oyunlarında oynadı.

Türel, 1979 yılından bu yana çeşitli sinema, televizyon ve seslendirme çalışmaları da yaptı
Haber Detay

9 Nisan 2012 Pazartesi

Finans Merkezi çevresini değiştirdi

Tarihin ilk finans merkezi İstanbul'da yapılacak ''modern dünyanın yeni finans merkezinin'' inşaat çalışmaları başladı.

AA muhabirlerinin aldığı bilgiye göre, ''Ataşehir Finans Merkezi'' olarak bilinen, ancak arazisinin büyük bölümü Ümraniye'de bulunan İstanbul Finans Merkezi'nde zemin etüt çalışmaları devam ederken, inşaatlar da hızla yükseliyor. İstanbul Finans Merkezi'nin çevresinde, yaklaşık 4 yıl önce başlayan ''söylenti haberleri''nden bu yana büyük değişim yaşanıyor. BDDK, SPK, İMKB, Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbank'ın da yer alacağı Finans Merkezi Projesi ile ilgili haberler, başta Site ve Barbaros mahalleleri olmak üzere Ümraniye ve Ataşehir ilçelerinde faaliyet gösteren esnafta beklenti yaratırken, çevre sakinleri de artacak nüfus ve trafikten endişe duyuyor. Finans Merkezi çevresinde birbiri ardına yükselen markalı konut ve ofis projeleri, İstanbul'luları bölgeye çekerken, söylentilerden bu yana her geçen yıl bölge ve çevresindeki gayrimenkul fiyatları katlanarak arttı. Bireysel ve kurumsal yatırımcıların bölgeye yönelmesi, müteahhitler ve emlakçılar için de yeni bir umut kapısı oldu. Dükkan bulamayan perakende zincirleri gecekondu mahallelerine indi Finans Merkezi'nin bölgede yaratacağı ekonomik canlılığın yanı sıra ''kentsel dönüşüm'' adı altında olmasa bile bazı mahallelerdeki çarpık yapılaşmaya da son vermesi bekleniyor. Son dönemlerde Ataşehir'de alışveriş merkezleri ve kiraların yüksek olduğu ana caddelerde kiralık dükkan bulamayan bazı perakende zincirlerinin de gecekonduların bulunduğu sokak aralarına inmek zorunda kalması dikkati çekiyor.
Haber Detay

Çin'le nükleer işbirliği

Türkiye ile Çin Halk Cumhuriyeti arasında Nükleer Enerjinin Barışçıl Amaçlarla Kullanımına İlişkin İş Biriliği Anlaşması imzalandı.

Ulusal Halk Meclisi'nde baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Çin Halk Cumhuriyeti Başbakanı Vın Ciabao nezaretinde çeşitli anlaşmalar imzalandı. Düzenlenen imza töreninde, Türkiye ile Çin Halk Cumhuriyeti arasında Nükleer Enerjinin Barışçıl Amaçlarla Kullanımına İlişkin İşbirliği Anlaşması imzalandı. Ayrıca Çin Ulusal Enerji Ajansı ile Enerji ve Tabii kaynaklar Bakanlığı arasında nükleer enerji alanında işbirliğini içeren niyet mektubu imzalandı. Bu anlaşmayı ve niyet mektubunu Türkiye adına Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız imzaladı. İki ülke arasında kültür merkezlerinin karşılıklı kuruluşu hakkında niyet mektubu da imzalandı. Niyet mektubuna Türkiye adına Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay imza koydu. Törende TRT ile CCTV arasında ikili işbirliği anlaşması imzalandı. Anlaşmaya TRT adına Genel Müdür İbrahim Şahin imza koydu. Yatırımların karşılıklı teşviki ve korunmasına, müzakerelerin tamamlanmasına dair niyet beyanı da imzalandı. Anlaşmaya Türkiye adına Türkiye'nin Pekin Büyükelçisi Murat Salim Esenli imza koydu. Törende ayrıca, Çin Ulusal Yayın Grubu ile Turkuaz Dergi Grubu arasında işbirliği anlaşması imzalandı. Anlaşmaya Turkuaz Dergi Grubu adına Çalık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalık imza koydu. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal ve AK Parti Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan ile THY Genel Müdürü Temel Kotil de törende hazır bulundu.
Haber Detay

RASTGELE HABER BAŞLIKLARI

9