Ekonomi-Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ekonomi-Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Nisan 2012 Pazartesi

Finans Merkezi çevresini değiştirdi

Tarihin ilk finans merkezi İstanbul'da yapılacak ''modern dünyanın yeni finans merkezinin'' inşaat çalışmaları başladı.

AA muhabirlerinin aldığı bilgiye göre, ''Ataşehir Finans Merkezi'' olarak bilinen, ancak arazisinin büyük bölümü Ümraniye'de bulunan İstanbul Finans Merkezi'nde zemin etüt çalışmaları devam ederken, inşaatlar da hızla yükseliyor. İstanbul Finans Merkezi'nin çevresinde, yaklaşık 4 yıl önce başlayan ''söylenti haberleri''nden bu yana büyük değişim yaşanıyor. BDDK, SPK, İMKB, Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbank'ın da yer alacağı Finans Merkezi Projesi ile ilgili haberler, başta Site ve Barbaros mahalleleri olmak üzere Ümraniye ve Ataşehir ilçelerinde faaliyet gösteren esnafta beklenti yaratırken, çevre sakinleri de artacak nüfus ve trafikten endişe duyuyor. Finans Merkezi çevresinde birbiri ardına yükselen markalı konut ve ofis projeleri, İstanbul'luları bölgeye çekerken, söylentilerden bu yana her geçen yıl bölge ve çevresindeki gayrimenkul fiyatları katlanarak arttı. Bireysel ve kurumsal yatırımcıların bölgeye yönelmesi, müteahhitler ve emlakçılar için de yeni bir umut kapısı oldu. Dükkan bulamayan perakende zincirleri gecekondu mahallelerine indi Finans Merkezi'nin bölgede yaratacağı ekonomik canlılığın yanı sıra ''kentsel dönüşüm'' adı altında olmasa bile bazı mahallelerdeki çarpık yapılaşmaya da son vermesi bekleniyor. Son dönemlerde Ataşehir'de alışveriş merkezleri ve kiraların yüksek olduğu ana caddelerde kiralık dükkan bulamayan bazı perakende zincirlerinin de gecekonduların bulunduğu sokak aralarına inmek zorunda kalması dikkati çekiyor.
Haber Detay

Çin'le nükleer işbirliği

Türkiye ile Çin Halk Cumhuriyeti arasında Nükleer Enerjinin Barışçıl Amaçlarla Kullanımına İlişkin İş Biriliği Anlaşması imzalandı.

Ulusal Halk Meclisi'nde baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Çin Halk Cumhuriyeti Başbakanı Vın Ciabao nezaretinde çeşitli anlaşmalar imzalandı. Düzenlenen imza töreninde, Türkiye ile Çin Halk Cumhuriyeti arasında Nükleer Enerjinin Barışçıl Amaçlarla Kullanımına İlişkin İşbirliği Anlaşması imzalandı. Ayrıca Çin Ulusal Enerji Ajansı ile Enerji ve Tabii kaynaklar Bakanlığı arasında nükleer enerji alanında işbirliğini içeren niyet mektubu imzalandı. Bu anlaşmayı ve niyet mektubunu Türkiye adına Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız imzaladı. İki ülke arasında kültür merkezlerinin karşılıklı kuruluşu hakkında niyet mektubu da imzalandı. Niyet mektubuna Türkiye adına Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay imza koydu. Törende TRT ile CCTV arasında ikili işbirliği anlaşması imzalandı. Anlaşmaya TRT adına Genel Müdür İbrahim Şahin imza koydu. Yatırımların karşılıklı teşviki ve korunmasına, müzakerelerin tamamlanmasına dair niyet beyanı da imzalandı. Anlaşmaya Türkiye adına Türkiye'nin Pekin Büyükelçisi Murat Salim Esenli imza koydu. Törende ayrıca, Çin Ulusal Yayın Grubu ile Turkuaz Dergi Grubu arasında işbirliği anlaşması imzalandı. Anlaşmaya Turkuaz Dergi Grubu adına Çalık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalık imza koydu. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal ve AK Parti Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan ile THY Genel Müdürü Temel Kotil de törende hazır bulundu.
Haber Detay

3 Nisan 2012 Salı

İşyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarısı, TBMM Başkanlığı'na sunuldu

Tasarı, işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması, mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenliyor.

Düzenlemenin, kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dahil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanması öngörülüyor. Tasarının gerekçesinde, İş Kanunu'nun kapsamının, işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerle sınırlı kaldığına işaret edilerek, ''Ülkemizdeki çalışanların bir kısmı İş Kanunu kapsamı dışında kalmakta ve dolayısıyla da iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili mevzuatın kapsamına girmemektedir'' denildi. Kapsam farkı dışında, uzun yıllardan beri uluslararası ve ulusal düzeyde yürütülen çalışmalara rağmen, iş sağlığı ve güvenliği konusunda istenen düzeye gelinemediğine işaret edilen gerekçede, istatistiklerin de bu durumu doğruladığı belirtildi. Gerekçede, ''Ülkemizde iş sağlığı ve güvenliği alanında SGK 2009 yılı verilerine göre; günde yaklaşık 176 iş kazası olmakta, iş kazası sonucu 3 işçi hayatını kaybetmekte ve 5 kişi iş göremez hale gelmektedir. Bu rakamların yanı sıra SGK istatistiklerine yansımayan, kapsam ve kayıt dışı iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucu kayıplar da ayrıca dikkate alınmalıdır. Önemle üzerinde durulması gereken diğer bir konu da KOBİ'lerdir. Türkiye'deki işyerlerinin yüzde 99.7'si 1-249 kişi istihdam eden KOBİ'lerden oluşmakta olup, çalışanların yüzde 83,8'i bu işyerlerinde istihdam edilmektedir. İş kazalarının ise yüzde 83'ü KOBİ'lerde meydana gelmektedir'' denildi. TASARIDAN Maden, metal ve yapı işleri ile tehlikeli kimyasallarla çalışılan işlerin yapıldığı işyerleri veya büyük endüstriyel kazaların olabileceği işyerlerinde risk değerlendirmesi yapılmaması durumunda iş durdurulacak. Çalışan, gerekli iş sağlığı ve güvenliği tedbiri alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınabilecek. Bu düzenleme, TSK, genel kolluk kuvvetleri ve MİT'in faaliyetlerinde, ev hizmetlerinde, çalışan istihdam etmeden üretim yapanlar hakkında uygulanmayacak. İşveren; çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlayacak; iş sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapacak. İşveren; iş sağlığı ve güvenliği hizmetini sunmak için iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirecek. İşyerleri, ''çok tehlikeli sınıf'', ''tehlikeli sınıf'' ve ''az tehlikeli sınıf'' şeklinde sınıflandırılıyor. İş yerine alkollü içki ya da uyuşturucu madde almış olarak gelen ya da iş yerinde bu maddeleri kullanan çalışanlara haklı fesih uygulanabilecek. İşveren, iş yerinde, bir veya daha fazla çalışanını iş sağlığı ve güvenliği çalışan temsilcisi olarak atayacak. İş müfettişi, iş yerinde çalışanlar açısından hayati tehlike oluşturan bir durum tespit ettiğinde, iş durdurulacak. İş durdurulan iş yerinde faaliyete devam eden işverene 80 bin lira ceza uygulanacak. İşveren, işin durdurulması nedeniyle işsiz kalan çalışanlara ücretlerini ödemekle yükümlü olacak. Yükümlülüklerini yerine getirmeyen işverene, her bir yükümlülük için 1000 lira ceza uygulanacak. İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konularda incelemelerin yapılmasına engel olan işveren, 8 bin lira ceza ödeyecek.
Haber Detay

107 milyar Euro'luk tıraş yarım kaldı!

Avrupa Komisyonu'nun, Yunanistan'a verilmesi kararlaştırılan yeni yardım paketiyle ilgili borçların 107 milyar Euroluk kısmının silinmesini sağlayacak tahvil takası planının (PSI) özel kreditörlerin bir bölümünün tahvil itfasına katılmayı reddetmesi nedeniyle tamamlanamadığı bildirildi.

Ellerinde yabancı hukuka tabi toplam 6,4 milyar avroluk tahvil bulunduran kreditörlerin bu tutumu, Atina ve Avrupa'da büyük endişe yaratırken, bu durumun Yunanistan'ı tekrar iflas ile karşı karşıya getirdiği belirtildi. Yunan medyası, özel kreditörlerin gerçekleştirdiği, Yunanistan'ın ve Troyka'nın önerilerinin değerlendirildiği 20 toplantının olumsuz sonuçlandığının bildirilmesinin ardından, Yunanistan Kamu Borçları İdare Organizasyonu (ODDİH) borçların yeniden yapılandırılması süresinin 18 Nisan'a kadar uzatıldığını açıkladı. Yapılan değerlendirmelerde, özel kreditörlerin bu konudaki tavırlarını sürdürmesi durumunda iflas tarihi olarak, söz konusu tahvillerden 450 milyon avroluk bir tahvilin sona ereceği tarih olan 15 Mayıs gösteriliyor. Troyka ve Hükümet, kreditörlerin daha iyi koşullar elde etmelerinin mümkün olmadığını belirterek, tahvil takasını reddeden tahvillerin ödenmeyeceğini açıklamıştı. AA
Haber Detay

1 Nisan 2012 Pazar

Doğalgaz ve elektriğe zam! Faturalar topyekün gaza geldi

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, 1 Nisan 2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere doğalgaza yüzde 18.72 oranında zam yapıldığını açıkladı.

Kayseri'de beş ayrı yerel televizyonun ortak canlı yayına katılan Bakan Taner Yıldız, yarından itibaren geçerli olmak üzere doğalgaz ücretlerine yüzde 18.72 oranında zam yapıldığını açıkladı. Yıldız, zam yapmaktan hoşlanmadıklarını ve bir siyasetçi olarak zam haberini vermeyi sevmediğini ama uzun süredir dövizde yaşanan dalgalanmalar ve ham petrol fiyatlarındaki artışlar sebebiyle mecbur kaldıklarını kaydetti. Yıldız, "Ham petrol ve döviz fiyatlarının artması bize bu zamları zorunlu hale getirdi. Yoğun kış aylarında bu süreci yönetmek daha güçtü. Bunu da düşündük. Türkiye, ham petrolü dolar olarak alıyor, TL olarak tahsil ediyor" dedi. BODAŞ'TAN AÇIKLAMA BOTAŞ Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, yarından geçerli olmak üzere doğalgaz satış fiyatlarının, nihai tüketici fiyatlarına yüzde 16,49-18,72 oranlarında yansıyacak şekilde artırıldığı bildirildi. Açıklamada uluslararası ham petrol ve petrol ürün fiyatları ile döviz kurundaki yükselmelere bağlı olarak doğalgaz maliyetlerinde meydana gelen artışlar nedeniyle satış fiyatlarında bir düzenleme yapılması zarureti doğduğu ifade edildi. Açıklamada, ''1 Nisan'dan itibaren geçerli olmak üzere doğalgaz satış fiyatlarımız, nihai tüketici fiyatlarına yüzde 16,49-18,72 oranlarında yansıyacak şekilde artırılmıştır'' denildi. ÖNCE ELEKTRİK ZAMMI AÇIKLANDI Doğalgaz fiyatlarının yükselmesinin ardından yüzde 10'a kadar bir elektrik zammı geleceği çeşitli çevrelerce dile getiriliyordu. Beklenen zam bugün açıklandı. Elektriğe 1 Nisan'dan itibaren geçerli olmak üzere zam geldi. EPDK'nın yaptığı zamma göre evlere verilecek elektrik fiyatında yüzde 9.26 artış olacak. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan (EPDK) yapılan yazılı açıklamada, Kurul'un bugünkü toplantısında elektrik perakende satış fiyatlarını oluşturan maliyetlerdeki değişimler ile Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt Anonim Şirketi'nin (TETAŞ) tarife teklifinin değerlendirilerek karara bağladığı kaydedildi. Açıklamada, bu çerçevede 1 Nisan 2012 tarihinden geçerli (yarın) olmak üzere, kWh bazında, vergi ve fonlar dahil olmak üzere nihai elektrik fiyatlarının ağırlıklı ortalama olarak yüzde 8.1 oranında arttığı kaydedildi.

EVLERE YÜZDE 9.26

Açıklamada, ''Aynı kapsamda, tek zamanlı perakende elektrik satış fiyatları, meskende yüzde 9.26 oranında bir değişimle 32.515 kuruşa, orta gerilim seviyesinde dağıtıma gömülü sanayide yüzde 8.71 oranında değişimle 26.672 kuruşa, dağıtıma gömülü ticarethanelerde yüzde 4.33 oranında bir değişimle 33.253 kuruşa yükselmiştir'' denildi.
Haber Detay

31 Mart 2012 Cumartesi

Çevre dostu elektrikli otomobiller bundan 123 yıl önce ilk kez Yıldız Sarayı'nda kullanılmış!

"II. Abdülhamid ilk elektrikli araçla kaza yapmıştı" 

Gümrük ve Ticaret Bakanı Yazıcı: Çevre dostu elektrikli otomobiller bundan 123 yıl önce ilk kez Yıldız Sarayı'nda kullanılmıştı. Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, çevre dostu otomobil üretiminin dünyanın gündeminde olduğunu belirterek, ''Ülkemizde çevre dostu elektrikli otomobiller 123 yıl önce Yıldız Sarayı'nda ilk kez kullanılmıştı. Osmanlı belgeleri ilk elektrikli arabayı ülkemize getirenin II. Abdülhamid Han olduğunu ortaya koymaktadır. 1888 yılında II. Abdülhamid, İngiltere'den ilk elektrikli arabayı sipariş etti'' dedi. Yazıcı, Otomotiv Distribütörleri Derneği'nin (ODD) 26'ncı Olağan Genel Kurulu'nda, otomotiv sektörünün dünyanın her yerinde yüksek katma değer oluşturan bir sektör olduğunu kaydetti. Bu nedenle dünyada olduğu gibi Türkiye'de de otomotiv sektörü hem ekonominin itici gücü hem de ekonomik durumun ve gelişimin en net göstergelerinden biri olduğuna işaret eden Yazıcı, otomotiv endüstrisinin yüksek üretim ve satış rakamlarına ulaşıp yüzlerin gülmesinin, ülke genelinde refahın artmasına işaret ettiğini belirtti. Yazıcı, Türkiye'de yıllarca otomobilin zenginliğin bir göstergesi olduğunu, ifade ederek, bugün ise otomobilin artık bir ihtiyaç konumunda bulunduğunu söyledi. Bugün otomobilin orta gelir grubunun sahip olduğu bir araç olduğuna değinen Yazıcı, 2002'de bin kişiye 65 araç düşerken 2011 sonunda bin kişiye 141 araç düştüğünü 10 yılda yüzde 100'ün üzerinde bir artış gerçekleştiğini kaydetti. Yazıcı, Türkiye'de otomotiv sektörünün sürdürülebilir küresel rekabet gücünü artırmak ve ileri teknoloji kullanımının ağırlıklı olduğu katma değeri yüksek bir yapıya dönüşümünü sağlamanın, hükümetin stratejik hedeflerinden biri olduğunu bildirdi. Otomotivin, Türkiye'nin ihracatında ve dış ticaretinde en büyük paya sahip sektörlerin başında yer aldığına değinen Yazıcı, 2009-2011 yılları arasında üretilen araçların yaklaşık yüzde 70'inin ihraç edildiğini, sektörün 2011 yılında toplam ihracatın yaklaşık yüzde 14'ünü gerçekleştirdiğini anlattı. Bakan Yazıcı, otomotiv sektörünün Avrupa ülkelerine olan bağımlılığını azaltılmasının ve yeni pazarlar bulmanın son derece önemli olduğunu belirterek, ''Bu kapsamda Asya, Pasifik ve Amerika kıtası ülkelerine yapılan ihracatın artırılması için girişimlerde bulunmak sektörün dünya pazarlarına açılmasını ve büyümesini sağlayacaktır'' dedi. OSMANLI'DA İLK OTOMOBİL Türkiye'nin yerli otomobili üretebilecek fiziki ve beşeri sermayeye sahip olduğunu bildiren Yazıcı, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Bugün çevre dostu otomobil üretimi de dünyanın gündemindedir. Ülkemizde çevre dostu elektrikli otomobiller bundan 123 yıl önce Yıldız Sarayı'nda ilk kez kullanılmıştı. Osmanlı belgeleri ilk elektrikli arabayı ülkemize getirenin II. Abdülhamid Han olduğunu ortaya koymaktadır. 1888 yılında II. Abdülhamid, İngiltere'den ilk elektrikli arabayı sipariş etti. Deniz yoluyla İstanbul'a getirilen ilk aracın deneme sürüşünü de dönemin Maliye Bakanı yaptı. Abdülhamid Han da arabayı Yıldız Sarayı'nda bizzat kendisi denedi. Sultan'ın elektrikli arabayla küçük bir kaza yaptığı da rivayetler arasındadır.'' Otomotiv sektörünün son iki yıldır dış ticaret açığı verdiğini anımsatan Yazıcı, bu durumun otomotiv sektörünün üretiminde ithal girdi oranının oldukça yüksek olduğunu gösterdiğini ifade etti. Bakan Yazıcı, sağlıklı bir trafik akışı için ekonomik ve teknik ömrünü tamamlamış ticari motorlu taşıtların piyasadan çekilmesi amacıyla hükümetin titizlikle üzerinde durduğu bir konu olduğunu belirtti. 2007'den bugüne bunun için 5 ayrı tebliğ ile bu araçların trafikten çekilmesine yönelik düzenlemeler yapıldığını anlatan Yazıcı, yapılan bu çalışmalarla 2011 yılı sonunda toplam 76 bin 390 aracın trafikten çekildiğini söyledi. Yazıcı, bugün dünyada en önemli şeyin markalaşma olduğuna işaret ederek, Türkiye'nin kendi markalarını oluşturması gerektiğini, 2023 vizyonunda en az 10 marka hedeflendiğini, bu markalardan en az bir iki tanesinin otomotiv markalarından olması gerektiğini kaydetti. Bunun zamanı geldiğine işaret eden Yazıcı, artık otomotiv sektörü olarak bu yöne ağırlık verilmesi gerektiğini, Türkiye'nin tüm alanlarda gösterdiği hızlı gelişme sürecinin otomotiv sektöründe de artarak devam edeceğine inandığını kaydetti. 450 MİLYON LİRALIK TASARRUF Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın çalışma alanlarına ilişkin de bilgiler veren Yazıcı, hedeflerinin gümrüklerde iş yapan şirketlerin zaman kaybı ve ilave maliyet artışı sağlamadan hızlı geçişini sağlamak olduğunu belirtti. Yazıcı, bu amaçla gümrük kapılarını yenilediklerini, bu yenilemeler dolayısıyla yapılan hesaplamaya göre bekleme sürelerinin azalmasından ve ilave maliyetlerin engellenmesi nedeniyle tüm gümrüklerde bu beklemelerden doğabilecek 450 milyon lira tasarruf sağlandığını söyledi. Gümrüklerin en önemli görevlerden birinin de kaçağın her türlüsünü önlemek olduğuna işaret eden Yazıcı, şunları kaydetti: ''Bunun için gümrük işlemlerini basitleştiriyor ve kolaylaştırıyoruz. Böylece ülkemizi dünyanın en hızlı, en güvenilir ve en rahat ticaret yapılan ülkesi haline getirmeyi hedefliyoruz. Gümrük ve ticaret politikalarının oluşturulması, uygulanması ile ilgili görüş bildirmek, bu konularda araştırma ve çalışmalar yapmak üzere danışma organı niteliğinde görev yapacak 'Gümrük ve Ticaret Konseyi'ni hayata geçiriyoruz. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın hizmet sunduğu alanlardaki tüm paydaşlarımız bu konseyde temsil edilecektir. Tüketicinin haklarının korunması önemli görevlerimizden biri. Bu konuyla ilgili tüketiciyi Korunması Kanunu ile ilgili çalışmaları sürdürüyoruz. Taslak hazırlandı.'' AA
Haber Detay

26 Şubat 2012 Pazar

Altın hız kesti!

Altın Hız Kesti
Üç ayın en yüksek seviyesine çıkan altın, gelen kar satışlarının etkisiyle dört gün sonra ilk kez değer kaybediyor.
Dün 1,790 dolar sınırına dayanan altın fiyatları gelen kar satışlarıyla yönünü aşağı çevirdi. Almanya'da iş dünyası güven endeksinin yedi ayın zirvesine çıkması ve doların düşüşe geçmesiyle külçe altın dün değer kazanmıştı. Petrol de bu hafta İran'daki gerginlik ve ekonomilerdeki iyiye gidişle Mayıs'tan beri en yüksek seviyeye çıktı. Nisan teslim metal Comex'te yüzde 0.4'lük düşüşle 1,778.40 dolar oldu. Dün fiyatlar 1,789.50 dolar olarak 14 Kasım'dan beri en yüksek seviyeye çıktı. Londra'da ise metal yüzde 0.2'lik gerilemeyle 1,776.73 dolardan işlem gördü. Bu yıl fiyatlar yüzde 14 değer kazandı. Mayıs teslim gümüşün onsu yüzde 0.6 düşerek 35.44 dolar oldu. Metal 35.80 dolara ulaşarak 23 Eylül'den beri en yüksek seviyeye çıktı.
Haber Detay

RASTGELE HABER BAŞLIKLARI

9