Sağlık-Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sağlık-Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mayıs 2012 Cuma

Şizofreni tedavisinde en etkili yöntem ilaç!

Şizofreni tedavisinde, hastalığın nüksü bakımından en etkili yöntemin ilaç olduğu bildirildi.

Sonuçları Lancet dergisinde yayımlanan araştırmada, 1959 ile 2011 yılları arasında 65 araştırma kapsamında 6000'den fazla hastaya ait veriler değerlendirildi.
Araştırmaya göre, ilaç tedavisi gören şizofreni hastalarının sadece yüzde 27'si bir yıl içerisinde yeniden ağır bir hastalık devresine giriyor. Placebo verilen hastalarda ise bu oran yüzde 64.
İlaç tedavisi verilenlerin hastaneye yatırılma ihtimali de düşüyor. İlaç tedavisi gören hastaların yüzde 10'u yatarak tedavi edilmek zorunda kalırken, psikoterapi gibi diğer yöntemlerin uygulandığı hastalarda bu oran yüzde 26.
Araştırmaya göre, ilaç tedavisinin dozu azaltarak veya aniden kesilmesi de büyük bir fark yaratmıyor.
Haber Detay

3 Mayıs 2012 Perşembe

Görme engellilere büyük umut

20 yıldır görme engelli olarak yaşayan hastaya biyonik göz nakli yapıldı. 

Beynine cep telefonu kamerası bulunan çip yerleştirilen adam, flu ve siyah beyaz da olsa yeniden görmeye başladı.İngiliz Chris James, 20 yıl önce geçirdiği bir kaza sonucu iki gözünü birden kaybetti. Londra'da John Radcliff Hastanesinde operasyon geçirdi. Beynine, dijital bir çip nakledildi. Çipin içinde, cep telefonlarında kullanılan kameraların bir benzeri vardı. 1500 piksel çözünürlüklü kamera sayesinde; görme engelini aştı. Biyonik gözleriyle; nesneleri siyah beyaz da olsa yeniden görmeye başladı. 20 yıl sonra yeniden görmeye başlayan James, "yıllardır hep yeniden görmeyi hayal ediyordum şimdi çok net olmasa da simsiyah bir dünyadan fazlasını görebiliyorum" diyerek duygularını dile getirdi. Chris James'in gözleri kısmen açıldı. Nesneleri yüzde yüz net göremiyor. Birer silüet halinde siyah beyaz olarak algılayabiliyor. 20 yıldır kör olan James için, bu kadar görebilmek bile mucize.

Ancak doktorlar daha fazlasından umutlu. 150 bin Türk lirasına mal olan ameliyatı gerçekleştiren profesör Robert Maclaren; beynin zamanla yeniden görmeyi öğreneceğini ve flu olan cisimleri daha net algılayabileceğini söyledi.
Haber Detay

9 Nisan 2012 Pazartesi

3500 kişiye bir eczane düşecek!

Eczane ve Eczacılık Kanunu'nda değişiklik yapan kanun teklifi, TBMM Başkanlığı'na sunuldu. TBMM Serbest eczane sayıları, ilçe sınırları içindeki nüfusa göre, en az 3 bin 500 kişiye bir eczane olacak şekilde düzenlenecek.

Eczane açmak isteyen bir eczacı, en az bir yıl süreyle, bir eczanede ''yardımcı eczacı'' olarak çalışmak zorunda olacak. AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Domaç ve arkadaşlarının imzasını taşıyan ''Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunu'' ile Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun''da değişiklik yapan kanun teklifi TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Teklif, eczalılığı yalnızca ticarethane açma ve mesul müdürlük olarak değil, ilacın üretiminden dağıtımına kadar tüm aşamalardan sorumlu olan ''sağlık hizmet sunucusu' olarak yeniden tanımlıyor. Teklife göre, eczane açılabilmesi için gerekli olan ruhsatname konusunda meydana gelecek sorunların çözüm yeri, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu olacak. Eczane açmak üzere ruhsatnamesini almış bir eczacının, belediyeden ayrıca bir işyeri ruhsatı alması ve ödemesi zorunlu olmayacak. Serbest eczane sayıları, ilçe sınırları içindeki nüfusa göre, en az 3 bin 500 kişiye bir eczane olacak şekilde düzenlenecek. Hiç eczanesi olmayan yerleşim birimlerinde nüfus kriterine bakılmaksızın bir eczane açılmasına izin verilecek. Ancak, bu şekilde açılan eczanelerin başka yerlere naklinde nüfus kriteri göz önünde tutulacak. Aynı ilçede faaliyet gösteren eczanelerin nakillerinde ise nüfusa göre eczane açılması kriteri uygulanmayacak. Yerleştirme puanı verilecek Eczane açılması için kriterler belirlenirken ilçelerin sosyoekonomik gelişmişlik sıralamasına göre sınıflandırma yapılacak. Bu sınıflandırmaya göre, ilçelere ''ilçe katsayısı'' verilecek. Eczacılara, o ilçedeki mesleki faaliyetlerini sürdürdükleri yıl sayısı ile ilçe katsayısının çarpımı kadar hizmet puanı verilecek. Hizmet puanı hesaplanırken ilçe katsayısı, doktora yapmış olanlar için 1,25 kat olarak uygulanacak. Eczacılara, meslekte geçirilen toplam yıl sayısı ile eczacının hizmet puanı çarpımı sonucu tespit edilen yerleştirme puanı verilecek. Nüfus kriterlerine göre eczane açılabilecek yerler, her yıl en az iki kez olmak üzere Bakanlıkça ilan edilecek. İlan edilecek yerlere müracaat eden adaylardan puanı en yüksek olanlar eczane açma hakkını kazanacak. Yerleştirme puanının eşit olması halinde ise kura çekilecek. Eczane ruhsatnamesi iptal edilen eczacı, bir yıl süre ile ilan edilen yerlere müracaat edemeyecek. Eczanesini devretmiş bir eczacı, yeni bir eczane açmak istediğinde, yerleştirme puanı yarı oranında düşürülecek. Yardımcı eczacılık zorunlu olacak Serbest eczanelerde reçete sayısı, ciro gibi kriterlere göre belirlenen sayıda ikinci eczacı çalıştırılması zorunlu olacak. Serbest eczane açmak veya serbest eczanelerde mesul müdür olarak çalışmak isteyen bir eczacı, en az bir yıl süreyle hizmet sözleşmesine bağlı olarak mesul müdür eczacı ile birlikte serbest eczanelerde ''yardımcı eczacı'' olarak çalışmak zorunda olacak. Hastane eczanelerinde veya ikinci eczacı olarak serbest eczanelerde en az bir yıl süreyle çalışanlar, yardımcı eczacı olarak çalışma şartını yerine getirmiş sayılacak. Yardımcı eczacıların il sağlık müdürlüğü, bölge eczacı odaları denetimlerinde, üç kez eczanede görevi başında mazeretsiz olarak bulunmadığı takdirde çalışma süresi kabul edilmeyecek. Yardımcı eczacılara asgari ücretin bir buçuk katından, ikinci eczacılarda asgari ücretin 3 katından aşağı olmamak üzere taraflarca belirlenecek ücret ödenecek. ''Muvazaalı olarak eczane açmaktan'' dolayı ruhsatnamesi iptal edilenler, 5 yıl süreyle eczane açamayacaklar. Eczane sahip ya da mesul müdürüyken askerlik hizmetini yapmak üzere silah altına alınanlar, askerlik hizmeti süresince, yüksek lisans veya doktora eğitimi alacaklar, bu eğitim süresince; milletvekili, belediye başkanı, Türk Eczacıları Birliği Başkanlık Divanı Üyeleri, bu görevi devam ettiği müddetçe eczanelerine bir mesul müdür atayacaklar. Türk Eczacıları Birliği Başkanlık Divanı Üyelerinin, eczanelerine atanacak mesul müdürün, maaş ve kanuni giderleri, Türk Eczacıları Birliği bütçesinden ödenecek. Eczanelerde, günlük reçetelerin kaydına mahsus Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmış bir kayıt sistemi bulunacak. Bu kayıt sistemi elektronik de olabilecek. Geleneksel tıbbi ürünler de satılabilecek Eczanelerde, Sağlık Bakanlığı'ndan ruhsat almış ilaçlar, geleneksel tıbbi ürünler, Sağlık Bakanlığı'nın iznine tabi homeopatik (alternatif tedavi yöntemi) tıbbi ürünler ve enteral (alternatif beslenme yöntemi) beslenme ürünleri dahil, özel tıbbi amaçlı diyet gıdalar, özel tıbbi amaçlı bebek mamaları satılabilecek. İlgili Bakanlıktan ruhsat veya fiyat alınarak üretilen veya ithal edilen gıda takviyeleri ziraat ve veterinerlikte kullanılan ilaçlar, eczacılık veya ziraatta kullanılan kimyevi maddeler ve diğer sağlık ürünleri, kozmetik ürünler, tıbbi malzemeler, çocuk mamaları ile erişkinlerin metabolizma bozukluklarında kullanılan tüm destekleyici ürünler ve Türk Eczacıları Birliği tarafından çıkarılan bilimsel yayınlar da eczanelerde satılabilecek. Birden fazla sayıda eczane bulunan yerlerde eczacının talebiyle 2 yılı geçmemek üzere eczane kapalı tutulabilecek. Eczacıların, eczanelerinin bulunduğu bölgelerindeki doktorların isim ve adresleriyle, hangi saatlerde muayenehane veya evlerinde bulunduklarını gösteren listeyi eczanelerine asma zorunluluğu kaldırılacak. Eczanelerde, alınıp satılan uyuşturucu maddelerin miktarlarını, satış tarihlerini ve kimlere sattıklarını kayda alma zorunluluğu olmayacak. Kanunun yürürlüğe gireceği yılda eczacılık yapma hakkına haiz eczacılar ile eczacılık fakültelerinde okumakta olan veya okumaya hak kazanmış olanlar hakkında, bir defaya mahsus olmak üzere nüfusa göre eczane açılmasına ve nakline dair sınırlamalara, yardımcı eczacı olarak çalışma zorunluluğuna dair hükümler uygulanmayacak. Bu kişiler, sahip ve mesul müdürlüğünün yaptıkları eczaneleri bir sefere mahsus olmak üzere devredebilecekler. Serbest eczanesi bulunan eczacılar da bir defaya mahsus olmak üzere herhangi bir kısıtlamaya tabi olmaksızın, eczanesini, bulunduğu ilçe dışına nakledebilecek ve devredebilecek.
Haber Detay

3 Nisan 2012 Salı

Bebeğinizin giysilerini seçerken nelere dikkat etmelisiniz?

Bağışıklık sistemi henüz tam gelişmemiş bebekler için yüzde yüz pamuk, organik pamuk veya bambudan üretilen giysiler öneriliyor.

Tarım ilacı kullanılan pamukta kanserojen madde uyarısı yapan uzmanlara göre organik giysiler bebekler için daha güvenli. Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı Nihan Hilal Sorguç, bebek giysisi seçiminde dikkat edilmesi gerekenlerle ilgili uyarılarda bulundu. Ailelere, doğum öncesi alışveriş yaparken gelecek hediyeleri de göz önüne almalarını öneren Sorguç, ''Yakın çevredekilerin bebekleri için küçülen ancak özenle kullanılmış kıyafetlere de açık olunmalı. Bebek kıyafetlerinin ikinci kişi tarafından giyilmesinde hiçbir sakınca yoktur'' dedi. PAMUK, ORGANİK PAMUK, BAMBU Bebek giysilerinin üretildiği materyalin büyük önem taşıdığını vurgulayan Sorguç, yüzde yüz pamuk, organik pamuk veya bambudan üretilenlerin tercih edilmesini önerdi. Sorguç, şunları kaydetti: ''Aileler bebekleri için her şeyin en iyisini istediklerinden, organik bebek kıyafetleri gittikçe artan bir yaygınlıkta kullanılmaya başlandı. Pamuğun geleneksel yöntemle yetiştirilmesinde kullanılan tarım ilaçlarının birçoğunun artık kanserojen olduğu biliniyor. Bu giysilerin üretimi aşamasında kullanılan ağartıcı, yumuşatıcı, petrol ürünleri ve koruyucular da kimyasal madde ve ağır metal içeriyor. Üstelik defalarca yıkansa bile bunların giysilerden çıkıp çıkmadığı bilinmiyor. Ciltleri daha ince, bağışıklık sistemleri zayıf olduğu bilinen bebeklerin toksin yüküyle baş başa bırakılmaması gerekir. Giderek yaygınlaşan organik giysiler biraz daha pahalı olabilir, ancak bebekler için kesinlikle daha güvenlidir. Bebeklere bambu giysiler de gönül rahatlığıyla giydirilebilir. Özellikle yumuşacık olmaları ve emiciliklerinin yüksek olması tercih nedenidir. Aile bütçesi organik ya da bambu giysiler için kısıtlı kalıyorsa, yine yüzde 100 pamuklu giysilere yönelmeli, olabildiğince sentetik giysilerden kaçınılmalıdır.'' BEZ SEÇİMİ Sorguç, bebek bezi seçimi için de önerilerde bulundu. Bez seçimi için yaşın değil, vücut ağırlığının dikkate alınması gerektiğini ifade eden Sorguç, uygun büyüklükte olmayanların hem bebeği rahatsız ettiğini, hem de sızıntı yapma riski bulunduğunu söyledi. Emicilikleri yüksek olanların daha az pişik yaptığını anlatan Sorguç, ''Bezlerin ergonomik ve yan bantlarının esnek, tekrar yapışabilir olmasına dikkat edilmelidir. Böylece zaman zaman açılıp kontrol edilebilir'' diye konuştu. Sorguç, bebek bezlerinin gün içinde 5-8 kez değiştirilmesi gerektiğini belirtti. AA
Haber Detay

Kemoterapi tedavisi gören 100 kanser hastası üzerinde uygulanan araştırma projesinde önemli sonuçlar elde edilmeye başlandı

Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 100 kanser hastasına kemoterapi tedavisi sırasında uygulanan resim derslerinin ve Türk musikisinin hasta üzerindeki olumlu etkilerini araştıran bilimsel proje başlatıldı.

Projeden elde edilen ilk verilere göre, resim ve müzik etkinliklerinin ardından hastaların stres hormonları ve kaygı düzeylerinde önemli ölçüde azalma gözlenirken, bazı hastaların tedavi günü olmamasına rağmen kemoterapi ünitesine gelerek, resim derslerine katıldığı görüldü. Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Nurullah Zengin, yaptığı açıklamada, hastanelerinde kanser tedavisinin modern yöntemlerini en iyi şekilde kullanmaya çalıştıklarını ifade etti. Tedavi kararlarının tümör konseylerinde alındığını, ilaçların robotik yöntemlerle hazırlandığını anlatan Zengin, ''Hekim sorumluluğunun burada bittiğini düşünmüyoruz. İnsan bir bütün ve psikolojik yönü de var. Sanatla yapacağımız girişimlerle hasta uyumunu artırabileceğimizi ve bunun da tedaviye olumlu katkı vereceğini düşünüyoruz'' dedi. 100 HASTA ÜZERİNDE ÇALIŞMALAR BAŞLADI Bu kapsamda Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Öğretmenliği Bölümü'nden yüksek lisans öğrencilerinin teklifiyle 100 hasta üzerinde çalışmalara başladıklarını belirten Zengin, şu bilgiyi verdi: ''Resim yapmanın kemoterapi alırken stresi azaltabileceği yaklaşımıyla bilimsel çalışma başlattık. Hazırlanan protokolü hastanemizin Bilimsel Araştırma Komisyonu'nda görüştük. Onların da onayıyla yaklaşık bir aydır uygulama yapıyoruz. Ana hatlarıyla, resim derslerinin öncesinde psikologların gözetiminde stres ölçümü yapıyoruz. Daha sonra hastalar, tedavi sırasında resim yapıyorlar ve tedavi bittiğinde yeniden stres ölçümü yapıyoruz. Bu verileri objektif kriterlerle değerlendiriyoruz. Çalışmalarımız sürüyor, bilimsel sonuçlara ulaştığımızda bunları bilim camiasıyla paylaşacağız.'' Projelerinin ilk verilerine göre, çok olumlu geri bildirimler aldıklarını dile getiren Zengin, şunları kaydetti: ''Hastalarımız kemoterapi günü yaklaştığında sıkıntıya düşer, gelmek istemez ve strese girer. Çalışma sonunda, tedavi günü olmadığı halde sırf resim için üniteye gelen hastalarla karşılaştık. Hastalarımız kesinlikle çok rahatladıklarını ifade ediyor. Bu bizim için gerçekten çok çarpıcı. Hastalarımız ayakları geri giderek değil, isteyerek geliyor. Yurt dışında pek çok örneği bulunan sanatla terapi yönteminin iyi örneklerinin Türkiye'de de yapılması için çalışıyoruz.'' "STRES VE KAYGILARI AZALIYOR" Gazi Ünversitesi Resim Öğretmenliği Bölümü yüksek lisans öğrencisi Zeynep Gönülay, kanser hastalarında, destek tedavinin önemli olduğunu söyledi. Bu kapsamda kendilerinin de sanat terapisini uyulamaya başladıklarını anlatan Gönülay, ''Hastalar, yaratıcı faaliyetlerde bulunarak kısa süreliğine de olsa hastalığını unutuyor. Dikkat ve enerjisini farklı bir şeye kanalize eden hastaların stres ve kaygıları azalıyor'' dedi. Onkoloji psikoloğu Melek Akçayılmazer, resim ve müziğin, bütüncül terapinin vazgeçilmez unsurları olduğunu vurgulayarak, ''İnsan bedensel, ruhsal ve sosyal olarak bir bütün. Öyleyse kanser tedavilerinde de bilişsel, zihinsel ve bedensel yöntemlerin yanında ruhsal, manevi yöntemleri ve aynı zamanda uğraş terapilerini kullanmak gerekiyor. Bunlar, baş etmede önemli unsurlar'' diye konuştu. TÜRK MUSİKİSİ GRUBU DA HASTANEDE Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Nurullah Zengin, Türk Musikisini Araştırma ve Tanıtma Grubu'nun (TÜMATA) da Numune Hastanesi'nde müzik terapisine başladığını bildirdi. Hastaları tedavinin yanında moral ve motivasyon açıdan desteklemek istediklerini ifade eden Zengin, ''Resim derslerinin yanında müzik uygulamalarının da bu amacımıza yönelik olabileceğini düşünüyoruz. TÜMATA grubuyla sürekli çalışma başlatmayı planlıyoruz. Tüm bu çalışmalarımızı bir başlangıç olarak görüyor ve daha detaylı bilimsel çalışmalar yapmayı planlıyoruz'' dedi. TÜMATA'nın kurucusu Yrd. Doç. Dr. Rahmi Oruç Güvenç de Türk tarihinde ve kültüründe önemli yeri olan makam müziğiyle tedavinin bugünün tıbbında yeniden güncellendiğini ifade etti. Yurt dışındaki bazı araştırmalarda komaya giren hastalara Türk musikisi dinletildiği zaman kimi hastaların komadan çıktıklarının gözlendiğini aktardı. Bu sonuçların tedavilere yeni anlayış getirdiğini dile getiren Güvenç, komadaki bir hastanın müzik sayesinde transa geçmesinin bazı araştırmalara konu olduğunu belirtti. Güvenç, şöyle dedi: ''Transa girme halinde daha önce çalışmayan pek çok nöronun çalıştığı ve vücutta birçok mekanizmanın tekrar faaliyete geçtiği biliniyor. Burada müziğin etkisi tartışılmaya başlandı. Bu pilot alınarak immonoloji, geriarti, kardiyoloji ve onkoloji bölümünde çalışmalar hızlandı. Ameliyat sırasında ve sonrasında dinletilen CD'lerle, heyecan, korku ve ölüm vakalarının azaldığını kamuoyuyla paylaşan çalışmalar oldu.'' Gazi Üniversitesi Algoloji (Ağrı Bilimi) Bölümü'ndeki çalışmalarına ilişkin bilgi veren Güvenç, kronik ağrısı olan hastaların müzik terapisinin ardından stres hormonlarının yüzde 40 azaldığını tespit ettiklerini bildirdi. Avusturya'da çocuk onkolojisi üzerine yapılan çalışmalarda olumlu gelişmeler yaşandığının laboratuvar bulgularıyla ortaya çıktığına işaret eden Güvenç, ''Şimdi Numune Hastanesi'nin davetiyle bu uygulamayı başlatmış oluyoruz. İleride bu ilmi araştırmalar ve diğer testlerle güçlendirildiğinde ümit ediyorum ki Avusturya'da yapılan çalışmaların ötesine geçme şansımız olacak. Çünkü onkolojik çalışmalarda ümmin reaksiyonların rolü çok büyük. Umarım Numune'de de bunu gözlemleyeceğiz'' dedi. HASTALAR NE DEDİ Hastanede 8 aydır kemoterapi tedavisi gören Gülfen Ercan, resim yaparken tedaviye odaklanmaktan kurtulduğunu, sıkıntılarının azaldığını, daha az acı çektiğini söyledi. Bu sayede yeteneklerini de geliştirme fırsatı bulduğunu anlatan Ercan, ''Öğrenciyim, arkeoloji ve sanat tarihi konusunda master yapıyorum. Resme yeteneğim olduğunu burada öğrendim. Boya, çerçeve alıp, resme evde devam etmeyi düşünüyorum'' dedi. İki aydır tedavi gören 36 yaşındaki Gülten Yılmaz da resim yaparken dertlerini unutup mutlu olduğunu ifade ederek, ''Önceden resim yapmayı denememiştim. Hocalar sayesinde kolayca öğrendim. Herkese tavsiye ederim'' şeklinde konuştu. AA
Haber Detay

23 Şubat 2012 Perşembe

İlaçlarını ilk kez alacaklara uyarı!

Sağlık Uygulama Tebliği'nde, ilk defa alınacak raporlu veya raporsuz etken madde ve ilaçlarda sadece 1 aylık ödeme yapılması yönünde değişiklik yapıldı
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Fatih Acar, ilk defa alınacak raporlu veya raporsuz ilaçlarda sadece 1 aylık ödeme yapılması yönünde düzenleme yapıldığını belirterek, ''Hekim bir ayın sonunda, 'Builaç bu hastaya uygundur, doğrudur' dediğinde yine biz 3 aylık dönemler halinde ilacını karşılamaya devam edeceğiz'' dedi. Acar, yaptığı açıklamada, Sağlık Uygulama Tebliği'nde (SUT) geçen ay değişiklik yapıldığını belirterek, ilk defa alınacak raporlu veya raporsuz etken madde veilaçlarda sadece 1 aylık ödeme yapılması yönünde düzenlemeye gidildiğini söyledi. Uygulamanın ilacı ilk kez alacak hastalara yönelik olduğuna dikkati çeken Acar, şöyle devam etti: ''Hasta, ilk seferinde ilacı sınırlı miktarda almalıdır. Bunun iki nedeni var. Birincisi; ilaçların bazı yan etkileri ortaya çıkabiliyor ve hasta ilaca devam edemiyor. Bu nedenle hasta birkaç gün ilacı kullanıyor, yan etkileri ortaya çıkınca hekime gidip ilacının değişmesini talep edebiliyor. Böylece ilacın geri kalanı çöpe gidiyor. İkinci neden; hasta ilacı aldığı zaman tedavi yanıtını gözlemlemek için belli bir süre kullanım ihtiyacı var. İlaçtan fayda görüp görmediği anlaşılabilsin. Kişiye uygun bir ilaç mı, etki sağlar mı, hangi dozda kullanılmalıdır, gibi sorulara yanıt bulmak için ilacın belli bir süre kullanılması gerekiyor.'' Hekimlerin hastayı yeniden hastaneye kadar yormamak için ilk defa rapor düzenlediklerinde 3 reçete yazabildiğini anlatan Acar, ''Ancak hastanın, ilaca devam edemediği durumda kullanılmayan ilaç zayi oluyor, aslında milli servet zayi oluyor'' diye konuştu. Tüm bu nedenlerden ve kendilerine ulaşan geri bildirimlerden dolayı böyle bir uygulama ihtiyacının ortaya çıktığına işaret eden Acar, hatta uygulamadan dolayı bazı eczacıların kendilerine teşekkür ettiğini de söyledi. Acar, şunları kaydetti: ''Biz hastamızın 3 aylık tedavi almasını engellemiyoruz. Sadece diyoruz ki bir ürüne ilk başladığında yan etki, etkinlik ve hastanın tedaviye uyumu açısından bir geçiş dönemi olmalıdır. Bu süreye yetecek ilacı vermeliyiz ama hekim bir ayın sonunda, 'Bu ilaç bu hastaya uygundur, doğrudur' dediğinde yine biz 3 aylık dönemler halinde ilacını karşılamaya devam edeceğiz.'' Uygulamanın hastayı ya da eczacıyı mağdur etmeyeceğini vurgulayan Acar, ''Hastalarımızın tedaviye erişimini engellememiz gibi bir niyetimiz de yok. Kamu kaynakları, ülke insanımızın değerleridir. Bunu harcarken daha doğru, hastaya daha uygun yöntemler öngördüğümüz için böyle bir düzenlemeye gittik'' dedi. Hastanın ilaç kullanmasını değil, tedavi olmasını amaçladıklarını anlatan Acar, eczacıların uygulamaya ilişkin öneri ve eleştirilerine de açık olduklarını kaydetti. AA Anahtar Kelimeler SUT, ilaç, Tüm Eczacı İşverenler Sendikası
Haber Detay

RASTGELE HABER BAŞLIKLARI

9