Güncel-Haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Güncel-Haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mayıs 2012 Perşembe

Cüneyt Türel Seni Unutmayacağız Kaliteli İnsan!

Tedavi gördüğü hastanede önceki gün hayatını kaybeden oyuncu, yönetmen ve seslendirme sanatçısı Cüneyt Türel (70), son yolculuğuna uğurlanıyor.

Cüneyt Türel

Bir süredir kanser tedavisi gören ve 1 Mayıs günü sabah saatlerinde Amerikan Hastanesi'nde hayatını kaybeden Türel için, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde, hayat arkadaşı Tilbe Saran, kızı Elif Türel, eski eşi Nükhet Turhan Türel, ağabeyi Metin Türel, yakınları ve sanatçı dostlarının katılımıyla uğurlama töreni düzenlendi.Uğurlama töreninde Cüneyt Türel'in cenazesinin bulunduğu Türk bayrağına sarılı tabut, alkışlar eşliğinde sahneye yerleştirildi. Tilbe Saran, Türel'in cenazesinin bulunduğu tabutun üzerine sarı güller bıraktı.

Saygı duruşunda bulunulmasının ardından, öğrencisi Yeşim Koçak, Türel'in ''hiç sönmeyecek mumunu'' gözyaşları içinde sahneye getirdi. Törende daha sonra Türel'in özgeçmişi okundu.

İstanbul Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Hilmi Zafer Şahin burada yaptığı konuşmada, ''Cüneyt Türel, bilge ve yalın yanıyla, önemli bir tiyatro insanıydı. Oyunculuğu ve sesiyle sahnelerimizi, sinemayı ve televizyonu anlamlı ve değerli kılan ünlü bir ustamızdı. Şehir Tiyatroları'ndaki yeri unutulmaz. Yeni yolu ışıkla ve alkışla dolsun'' diye konuştu.

Cüneyt Türel'in kızı Elif Türel de ailesi adına yaptığı konuşmada, babasıyla doğum gününün aynı olduğunu dile getirerek, ''Ben ona 42'nci yaş hediyesiymişim. Aslında o bana bir hediyeydi. Babam kadar iyi Türkçe konuşan birinin kızı olarak, iki kelimeyi bir araya getiremeyeceğim ama o kadar çok şey söylemek istiyorum ki. Babamı benim kelimelerimden dinleyin istiyorum. Ama kelimeler şu an bana ihanet ediyor. Onlar da benim gibi yetim kaldılar'' diye konuştu.

Babasının son konuşmasında ''Uzun bir yolculuğa çıkıyorum'' dediğini anlatan Elif Türel, ''Onu benimle birlikte bu sahneden yolcu ettiğiniz için teşekkür ederim'' dedi.

Tilbe Saran da, Cüneyt Türel ile ilgili duygu ve düşüncelerini dile getirerek, ''Çehov'un mektuplarından taşan aşk gibi bizimki de tiyatro ipliğiyle örülüydü. Bana güzel anılar bıraktın ama yüreğim şimdi ıssız kaldı. Şimdi sana ebediyete götürmen için son çalıştığımız oyunun metnini bırakıyorum'' dedi.

Saran, daha sonra oyunun metnini Cüneyt Türel'in tabutunun üzerine bıraktı.

Hoşçakal güzel oğlum

Tiyatro sanatçısı Yıldız Kenter de, Cüneyt Türel'in hayatını kaybettiğini ancak yüreklerde, zihinlerde ve anılarda yaşayacağını ifade etti.

''Cüneyt, tanıdığım en beyefendi tiyatroculardan biriydi. Kendine özgü, çok zarif bir insandı. İnsan üzülüyor, inanamıyor. Göz göre göre öldüğüne inanamıyor. Ama tabi Cüneyt tiyatro için, onu sevenler için ölmedi. Aramızda yaşıyor, yaşayacak'' diye konuşan Kenter, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Tek gerçek ölüm ve ben o gerçeğe inanamıyorum, inanmak istemiyorum herhalde. Düşünüyorum; Tilbe'm ne yapacak? Tabii ki tiyatrosu, Cüneyt ile olan anıları, oyunculuğu ve temelde sanat, her zaman olduğu gibi onu hep ayakta, dimdik, aşkla yaşatacak.

Cüneyt'e buradan sesleniyorum; onun şimdi aklı Tilbe'de kalmıştır. Merak etme diyorum. Senden önce biz sahiptik ona, yine sahip çıkacağız. Senin yerini hiç bir zaman dolduramayacağız ama Tilbe'ye hepimiz sahip çıkacağız. Onu bağrımıza basacağız. Tilbe'n bize emanettir. Güzel oğlum, senin için söylenecek olan en güzel şeyleri söyledi dostların, arkadaşların. Ben seni hasretle anacağım, şu an sana sarılıyorum, sımsıkı kucaklıyorum. Hoşçakal güzel oğlum, yakında buluşmak üzere.''

Dekoratör Yönetmen Metin Deniz de, 51 yıllık dost olduklarını anlatarak, dostluklarının sadece tiyatroyla kalmadığını ancak gergin ve tatlı günlerin sebebinin hep tiyatro olduğunu ifade etti.

Son günlerde İstanbul Şehir Tiyatroları'na yapılan saldırılardan Cüneyt Türel'in haberinin olmamasının çok iyi olduğunu belirten Deniz, ''Yoksa yatağında kalır gitmezdi. O hırsıyla kalırdı. Son konuşmamızda sahneleyeceği oyundan söz etti. Provalara yatağından kalkıp geliyordu. Yatağından kalkıp gelen adam gibi değildi. Canavar kesiliyordu sahnede. Her şey çok iyi gidiyordu ama yetişemedi'' dedi.

Oyun ve senaryo yazarı, yönetmen Başar Sabuncu da, dostluklarının 52. yılında Cüneyt Türel ile bir kez daha aynı sahnede olduklarını dile getirerek, ''Sen bizi terk etmiyorsun. Ülkemizde yurduna ve tiyatrona reva görülen baskılara daha fazla dayanamayarak, güzel atına atladığın gibi çirkin dünyamızdan çok uzaklara gittin. Ama sarışın yakışıklılığının, duyarlı sesinin titreşimlerini hep omuz başımızda hissediyoruz'' şeklinde duygularını dile getirdi.

Sanatçı Gülriz Sururi de, ''1 Mayıs'ta bırakıp gittin bizi. Neden o günü seçtin bilinmez. Seçkin bir aydın, sorumlu bir vatandaş ve çok değerli bir tiyatrocu olmayı başardın. Şehir Tiyatroları'nda büyük emeğin var. Dostluğumuz ilk günden başlayarak devam etti'' diye konuştu.

Oflazoğlu'ndan şiirle veda

Oyun yazarı, şair ve eleştirmen Turan Oflazoğlu da, Türel için kaleme aldığı ''Billur sesli dereler gibi hep denize aktın/Aynı dünyayı paylaştık ama sen erken bıraktın/Seni sevenler bilmek istiyorlar Cüneyt söyle/Sönmez ateşi acaba hangi dorukta yaktın'' dizelerini okudu.

Konuşmaların ardından ailesi, yakınları, Mustafa Alabora, Gülriz Sururi, Bekir Aksoy, Bennu Yıldırımlar, Tülin Oral, Melis Birkan, Güler Ökten, Hazım Körmükçü'nün de aralarında bulunduğu tiyatro ve sinema dünyasından çok sayıda seveni Türel ile vedalaştı.

Daha sonra Cüneyt Türel'in cenazesi, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nden uğurlanarak cenaze namazının kılınacağı Teşvikiye Camisi'ne götürülmek üzere araca konuldu.

Cüneyt Türel

İstanbul'da 1942 yılında dünyaya gelen Türel, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü'nden mezun oldu.

Tiyatroya Yeşil Sahne ve Gençlik Tiyatrosu'nda başlayan Türel, aynı dönemde İstanbul Üniversitesi Türk Talebe Birliği Gençlik Tiyatrosu'na katıldı.

Türel, İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nden mezun olduktan sonra, 1962 yılında Gülriz Sururi - Engin Cezzar Tiyatrosu'nda profesyonel oldu. Türel, daha sonra Lale Oraloğlu Tiyatrosu'nda çalıştı.

Cüneyt Türel, 1965 yılında ''Cimri'' oyunu ile 30 yıl boyunca çalışacağı Şehir Tiyatroları'na geçti. 1995 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları'ndan ayrılan ve Tiyatro İstanbul bünyesinde bir sezon ''Sanat'' adlı oyunu oynayan Türel, 1975 yılında Ajda Pekkan'ın ''Palavra palavra'' şarkısına düet yaptı.

1995 yılında Işıl Kasapoğlu ve Tilbe Saran ile birlikte Aksanat Prodüksiyon Tiyatrosu'nu kuran Türel, 2007 yılına kadar bu tiyatronun tüm oyunlarında oynadı.

Türel, 1979 yılından bu yana çeşitli sinema, televizyon ve seslendirme çalışmaları da yaptı
Haber Detay

9 Nisan 2012 Pazartesi

Trabzonlu mobilya ustasından ‘yüzde yüz Karadenizli’ bir otomobil !

Trabzonlu mobilya ustası Mustafa Kaya, gürgen ve ladin kerestesinden ‘yüzde yüz Karadenizli’ bir otomobil yaptı.

1.3 motoruyla asfaltta 100 km hıza ulaşan araç, Ankara’daki Trabzon Günleri’nde sergilenecek Trabzon’nun Köprübaşı ilçesinde mobilya ustası Mustafa Kaya (30) birkaç yıl önce Ankaralı bir işadamına işyerinde sergilenmek üzere 3 buçuk metre boyunda ahşaptan bir maket otomobil yaptı. Mustafa Kaya’nın bu çalışmasından haberdar olan ilçe kaymakamı Erdinç Dolu, mobilyacıdan 24 Şubat’ta Ankara’da gerçekleştirilecek Trabzon Günleri’nde sergilenmek üzere bir otomobil maketi yapmasını istedi. 15 yıllık mobilya ustası Kaya, 1900′lü yıllardaki klasik modellerden esinlenerek bir otomobil dizayn etti.



Haber Detay

ELAZIĞ' DA HORTUM! Maden ilçesinde etkili olan fırtına ve hortumda 6 kişi hayatını kaybetti.

Elazığ'ın Maden İlçesi'nde meydana gelen hortum da bir inşaat şantiyesinde 6 kişi öldü, 7 kişi de yaralandı.

Elazığ'ın Maden İlçesi'nde bugün saat 19.00 sıralarında meydana gelen hortum faciaya neden oldu. Maden girişinde karayolu inşaatında kalan işçilerin kaldığı şantiyede etkili olan hortum, bir anda şantiyedeki işçilerin kaldığı barakaların çatılarını uçurup, ortalığı savaş alanına çevirdi. Hortumda 6 kişinin yaşamını yitirdiği, 7 kişinin ise yaralandığı öğrenildi.Olay yerine çok sayıda sağlık ekibi sevkedildi.
Haber Detay

3 Nisan 2012 Salı

Beatles Reloaded!

Paul McCartney'nin oğlu James McCartney, grubun diğer üyelerinin oğullarıyla 'yeni nesil' Beatles'ı kurmak için çalışmalara başladı.

Efsane grup Beatles'ın gitarist ve vokalisti Sir Paul McCartney'nin kendisi gibi müzisyen oğlu James, ünlü grubun diğer üyelerinin oğullarıyla "yeni nesil" Beatles'ı kurmak istiyor. Babasının ayak izlerini takip eden ve Liverpool'un ünlü mekanı Cavern Club'da sahneye çıkan 34 yaşındaki James McCartney, BBC'ye yaptığı açıklamada, bunun için John Lennon'ın oğlu Sean ve George Harrison'ın oğlu Dhani ile görüştüğünü ve desteklerini aldığını belirtirken, Ringo Starr'ın davulcu oğlu Zak'in bu işe pek yanaşmadığını söyledi. "Bunun pek Zak'in istediği bir şey olduğunu sanmıyorum" diyen James, belki Starr'ın yine davulcu olan diğer oğlu Jason'ın bu projeye katılabileceğini ifade etti. "Yeni bir Beatles olabilir mi?" sorusuna, "Umarım olur, bilmiyorum, bekleyip görmelisiniz" diye yanıt verdi. Babasının Flaming Pie ve Driving Rain adlı albümlerinde gitar çalan, şarkıcı ve söz yazarı James McCartney'nin, salı akşamları sahne aldığı kulüpte, Beatles da ünlü olmadan önce birçok kez sahneye çıkmıştı.
Haber Detay

Mersin Limanı'nda 40 kilo kokain ele geçirildi

Mersin Limanı'nda düzenlenen uyuşturucu operasyonunda piyasa değeri 4 milyon dolar olan 40 kilo kokain ele geçirildi.

Olayla ilgili 3 kişi göz altına alındı. Mersin Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü ekipleri Güney Amerika'dan gemi ile getirilen ve Arap ülkelerine götürülmek istenen muz yüklü bir konteynerı takibe aldı. Ekipler konteynera Mersin limanında operasyon düzenledi. Operasyon sonucu muz kasaları içine saklanmış 40 kilo kokain ele geçirildi. Piyasa değeri 4 milyon dolar olduğu belirtilen kokainin Güney Amerika'dan getirilerek Türkiye üzerinden Arap ülkelerine götürüleceği ifade edildi. Olayla ilgili 3 kişi göz altına alındı.
Haber Detay

ABD Leşker-i Tayyibe örgütünün lideri Hafız Said'in başına 10 milyon dolar ödül koydu.

ABD, 2008'de Hindistan'ın Mumbai kentinde 166 kişinin öldüğü saldırılarla ilgili olarak suçlanan Leşker-i Tayyibe örgütünün lideri Hafız Said'in başına 10 milyon dolar ödül koydu.

Washington yönetiminin Adalet Ödülleri adlı sitesinde yayımlanan ilanda, Leşker-i Tayyibe'nin kurucusu Said'in yanı sıra örgütteki yardımcısı Hafız Abdulrahman Makki için de 2 milyon dolar ödül teklif edildi. Leşker-i Tayyibe'nin tartışmalı Keşmir bölgesinde Hindistan'a baskı kurmak için 1990'lı yıllarda Pakistan gizli servisinin yardımıyla kurulduğu iddia ediliyor. Pakistan 2002 yılında ABD'nin baskısıyla Leşker-i Tayyibe'yi yasaklamıştı. Uzmanlar, yasaklama kararına rağmen örgüte karşı yeterince önlem alınmadığını, Said ve yardımcısının serbestçe faaliyet gösterdiğini ileri sürüyor. AA
Haber Detay

Şanlıurfa polisi, terörist başı Abdullah Öcalan'ın doğum günü olan 4 Nisan için güvenlik önlemlerine başladı

Kentin tüm giriş ve çıkış noktalarında uygulama başlatan polis ekipleri, bir araçta yapılan aramada Peşmerge elbiselerine rastladı.

Uygulama sırasında çok sayıda trafikten men edilen araç çekilirken, aranan kişiler de gözaltına alındı. Gece saat 03.00 sıralarında Şanlıurfa-Gaziantep karayolu TOKİ Konutları üzerindeki uygulamada, 63 NS 051 plakalı araç durduruldu. Van'dan Halfeti'ye gittikleri öğrenilen 9 kişinin GBT kaydına bakıldı. Araçta yapılan aramada valiz ve poşetler içerisinde çok sayıda Peşmerge elbisesine rastlandı. İncelemeye alınan şahısların daha önce siyasi içerikli toplantı ve yürüyüşlere katıldığı iddia edildi. Trafikten men edildiği belirlenen araç çekici ile otoparka çekilirken, araçtaki şahıslar olay yerinden ayrıldı. Öte yandan terörist başının doğum gününde eylemlerin yapılacağı bilgisi üzerine Halfeti ilçesine giriş ve çıkışın kapatıldığı öğrenilirken, büyük şehirlerden takviye polis ekipleri Şanlıurfa'ya geldi. 4 Nisan günü yaklaşık 4 bin polisin görev alacağı bildirildi. ÖCALAN'IN KÖYÜNE GİRİŞE İZİN VERİLMEDİ İmralı Adasında ağırlıştırılmış müebet hapis cezasını çeken Abdullah Öcalan'ın doğum günü nedeniyle BDP'lilerin, Diyarbakır ve Siirt'ten, araçlarla çetebaşının doğum yeri olan Şanlıurfa'nın Halfeti İlçesi'ne bağlı Ömerli köyüne gidişlerine izin verilmedi. Diyarbakır'da bulundukları otobüs durdurulan BDP'li Milletvekilleri Nursel Aydoğan ve Özdal Üçer ile bağımsız milletvekili Aysel Tuğluk, kendi özel araçlarıyla Şanlıurfa'ya hareket etti. Abdullah Öcalan'ın doğum günü nedeniyle köyüne yürüyüş etkinliği düzenleyen BDP'lilerin Şanlıurfa'ya gidişlerine polis İçişleri Bakanlığının kararı doğrultusunda izin vermedi. Şanlıurfa'ya gitmek için BDP'liler, Diyarbakır il binasında toplandı. BDP Diyarbakır Milletvekili, Nursel Aydoğan, BDP Van Milletvekili Özdal Üçer ile bağımsız Van Milletvekili Aysel Tuğluk Şanlıurfa'ya doğru hareket ederken, il çıkışında 2 ayrı noktada önlem alan polis, araçları durdurdu. Milletvekilleri ve parti yetkilileri ile görüşen emniyet yetkilileri, bakanlık ve Diyarbakır Valiliğinin aldığı kararı BDP'lilere tebliğ ederek, 15 otobüsün evraklarına el koydu. Partililer ile polis arasında görüşmeler sürerken, bulundukları otobüsün gitmesine izin verilmeyen Milletvekilleri Nursel Aydoğan, Özdal Üçer ve Milletvekili Aysel Tuğluk, otobüsten inerek kendi özel araçları ile Şanlıurfa'ya hareket etti. Şanlıurfa'ya gidişlerine izin verilmeyen BDP'liler, BDP il binasına geri döndü. Siirt'te de BDP'lilerin Siirt'ten Şanlıurfa'ya gidişlerine yine İçişleri bakanlığının kararı ile izin verilmedi. Siirt çıkışında önlem alan polis, normal yolcu gibi otobüs kiralayarak Şanlıurfa'ya gitmek isteyen BDP'lilerin bulunduğu 2 otobüs ve 1 minübüsü durdurarak, gidişlerine izin vermeyeceğini söyledi. Polis, BDP'lilerin kimliklerini toplarken, Siirt'teki bekleyiş sürüyor. AJANSLAR
Haber Detay

Kemoterapi tedavisi gören 100 kanser hastası üzerinde uygulanan araştırma projesinde önemli sonuçlar elde edilmeye başlandı

Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 100 kanser hastasına kemoterapi tedavisi sırasında uygulanan resim derslerinin ve Türk musikisinin hasta üzerindeki olumlu etkilerini araştıran bilimsel proje başlatıldı.

Projeden elde edilen ilk verilere göre, resim ve müzik etkinliklerinin ardından hastaların stres hormonları ve kaygı düzeylerinde önemli ölçüde azalma gözlenirken, bazı hastaların tedavi günü olmamasına rağmen kemoterapi ünitesine gelerek, resim derslerine katıldığı görüldü. Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Nurullah Zengin, yaptığı açıklamada, hastanelerinde kanser tedavisinin modern yöntemlerini en iyi şekilde kullanmaya çalıştıklarını ifade etti. Tedavi kararlarının tümör konseylerinde alındığını, ilaçların robotik yöntemlerle hazırlandığını anlatan Zengin, ''Hekim sorumluluğunun burada bittiğini düşünmüyoruz. İnsan bir bütün ve psikolojik yönü de var. Sanatla yapacağımız girişimlerle hasta uyumunu artırabileceğimizi ve bunun da tedaviye olumlu katkı vereceğini düşünüyoruz'' dedi. 100 HASTA ÜZERİNDE ÇALIŞMALAR BAŞLADI Bu kapsamda Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Öğretmenliği Bölümü'nden yüksek lisans öğrencilerinin teklifiyle 100 hasta üzerinde çalışmalara başladıklarını belirten Zengin, şu bilgiyi verdi: ''Resim yapmanın kemoterapi alırken stresi azaltabileceği yaklaşımıyla bilimsel çalışma başlattık. Hazırlanan protokolü hastanemizin Bilimsel Araştırma Komisyonu'nda görüştük. Onların da onayıyla yaklaşık bir aydır uygulama yapıyoruz. Ana hatlarıyla, resim derslerinin öncesinde psikologların gözetiminde stres ölçümü yapıyoruz. Daha sonra hastalar, tedavi sırasında resim yapıyorlar ve tedavi bittiğinde yeniden stres ölçümü yapıyoruz. Bu verileri objektif kriterlerle değerlendiriyoruz. Çalışmalarımız sürüyor, bilimsel sonuçlara ulaştığımızda bunları bilim camiasıyla paylaşacağız.'' Projelerinin ilk verilerine göre, çok olumlu geri bildirimler aldıklarını dile getiren Zengin, şunları kaydetti: ''Hastalarımız kemoterapi günü yaklaştığında sıkıntıya düşer, gelmek istemez ve strese girer. Çalışma sonunda, tedavi günü olmadığı halde sırf resim için üniteye gelen hastalarla karşılaştık. Hastalarımız kesinlikle çok rahatladıklarını ifade ediyor. Bu bizim için gerçekten çok çarpıcı. Hastalarımız ayakları geri giderek değil, isteyerek geliyor. Yurt dışında pek çok örneği bulunan sanatla terapi yönteminin iyi örneklerinin Türkiye'de de yapılması için çalışıyoruz.'' "STRES VE KAYGILARI AZALIYOR" Gazi Ünversitesi Resim Öğretmenliği Bölümü yüksek lisans öğrencisi Zeynep Gönülay, kanser hastalarında, destek tedavinin önemli olduğunu söyledi. Bu kapsamda kendilerinin de sanat terapisini uyulamaya başladıklarını anlatan Gönülay, ''Hastalar, yaratıcı faaliyetlerde bulunarak kısa süreliğine de olsa hastalığını unutuyor. Dikkat ve enerjisini farklı bir şeye kanalize eden hastaların stres ve kaygıları azalıyor'' dedi. Onkoloji psikoloğu Melek Akçayılmazer, resim ve müziğin, bütüncül terapinin vazgeçilmez unsurları olduğunu vurgulayarak, ''İnsan bedensel, ruhsal ve sosyal olarak bir bütün. Öyleyse kanser tedavilerinde de bilişsel, zihinsel ve bedensel yöntemlerin yanında ruhsal, manevi yöntemleri ve aynı zamanda uğraş terapilerini kullanmak gerekiyor. Bunlar, baş etmede önemli unsurlar'' diye konuştu. TÜRK MUSİKİSİ GRUBU DA HASTANEDE Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Nurullah Zengin, Türk Musikisini Araştırma ve Tanıtma Grubu'nun (TÜMATA) da Numune Hastanesi'nde müzik terapisine başladığını bildirdi. Hastaları tedavinin yanında moral ve motivasyon açıdan desteklemek istediklerini ifade eden Zengin, ''Resim derslerinin yanında müzik uygulamalarının da bu amacımıza yönelik olabileceğini düşünüyoruz. TÜMATA grubuyla sürekli çalışma başlatmayı planlıyoruz. Tüm bu çalışmalarımızı bir başlangıç olarak görüyor ve daha detaylı bilimsel çalışmalar yapmayı planlıyoruz'' dedi. TÜMATA'nın kurucusu Yrd. Doç. Dr. Rahmi Oruç Güvenç de Türk tarihinde ve kültüründe önemli yeri olan makam müziğiyle tedavinin bugünün tıbbında yeniden güncellendiğini ifade etti. Yurt dışındaki bazı araştırmalarda komaya giren hastalara Türk musikisi dinletildiği zaman kimi hastaların komadan çıktıklarının gözlendiğini aktardı. Bu sonuçların tedavilere yeni anlayış getirdiğini dile getiren Güvenç, komadaki bir hastanın müzik sayesinde transa geçmesinin bazı araştırmalara konu olduğunu belirtti. Güvenç, şöyle dedi: ''Transa girme halinde daha önce çalışmayan pek çok nöronun çalıştığı ve vücutta birçok mekanizmanın tekrar faaliyete geçtiği biliniyor. Burada müziğin etkisi tartışılmaya başlandı. Bu pilot alınarak immonoloji, geriarti, kardiyoloji ve onkoloji bölümünde çalışmalar hızlandı. Ameliyat sırasında ve sonrasında dinletilen CD'lerle, heyecan, korku ve ölüm vakalarının azaldığını kamuoyuyla paylaşan çalışmalar oldu.'' Gazi Üniversitesi Algoloji (Ağrı Bilimi) Bölümü'ndeki çalışmalarına ilişkin bilgi veren Güvenç, kronik ağrısı olan hastaların müzik terapisinin ardından stres hormonlarının yüzde 40 azaldığını tespit ettiklerini bildirdi. Avusturya'da çocuk onkolojisi üzerine yapılan çalışmalarda olumlu gelişmeler yaşandığının laboratuvar bulgularıyla ortaya çıktığına işaret eden Güvenç, ''Şimdi Numune Hastanesi'nin davetiyle bu uygulamayı başlatmış oluyoruz. İleride bu ilmi araştırmalar ve diğer testlerle güçlendirildiğinde ümit ediyorum ki Avusturya'da yapılan çalışmaların ötesine geçme şansımız olacak. Çünkü onkolojik çalışmalarda ümmin reaksiyonların rolü çok büyük. Umarım Numune'de de bunu gözlemleyeceğiz'' dedi. HASTALAR NE DEDİ Hastanede 8 aydır kemoterapi tedavisi gören Gülfen Ercan, resim yaparken tedaviye odaklanmaktan kurtulduğunu, sıkıntılarının azaldığını, daha az acı çektiğini söyledi. Bu sayede yeteneklerini de geliştirme fırsatı bulduğunu anlatan Ercan, ''Öğrenciyim, arkeoloji ve sanat tarihi konusunda master yapıyorum. Resme yeteneğim olduğunu burada öğrendim. Boya, çerçeve alıp, resme evde devam etmeyi düşünüyorum'' dedi. İki aydır tedavi gören 36 yaşındaki Gülten Yılmaz da resim yaparken dertlerini unutup mutlu olduğunu ifade ederek, ''Önceden resim yapmayı denememiştim. Hocalar sayesinde kolayca öğrendim. Herkese tavsiye ederim'' şeklinde konuştu. AA
Haber Detay

2 Nisan 2012 Pazartesi

FOÇA’DA BALIKÇILARIN AĞLARINA ‘TORPİDO’ TAKILDI

İzmir'in Foça İlçesi açıklarında avlanan balıkçı teknesinin ağlarına, patlayıcı bir su altı silahı olarak bilinen torpido takıldı.

Yeni Asya isimli balıkçı teknesinin kaptanı Mustafa Taşlı (28), Foça kıyılarından yaklaşık 5 mil açıkta 70 metre derinliğe ağlarını bıraktı. Toplamak istediği ağların ağır olmasıyla bereketli bir av olduğu sevincini yaşayan kaptan Taşlı, yukarı çekince gözlerine inanamadı. Ağların balıkla dolu olmasını beklerken torpido takıldığını gören Taşlı, patlama riskini düşünerek durumu hemen Sahil Güvenlik Komutanlığı'na bildirdi. Olay yerine gelen Sahil Güvenlik Botu'ndaki uzmanlar, torpidonun patlama özelliğini kaybettiğini belirledi. Yaklaşık 10 metre uzunluğundaki torpidoyu tüm uğraşlara rağmen teknenin güvertesine çekemeyen balıkçılar, savaş gemilerinin korkulu rüyasını vinç direğine asarak Sahil Güvenlik nezaretinde Foça Balıkçı Barınağı'na getirdi. TALİM TORPİDOSU ÇIKTI Barınağa getirilen torpidonun detaylı incelemesi burada yapıldı. İlk incelemelere göre, askeri tatbikatlarda kullanılan talim torpidosu olduğu saptandı. Patlamamış ve uzun süredir denizde kaldığı için kullanılamayacak durumda olduğu belirlenen torpidonun G7 tipi olduğu tahmin ediliyor. Denizdeki tuz oranının yüksekliği nedeniyle aşırı derecede tahrip olduğu gözlenen torpido, kıyıda toplanan vatandaşların da ilgi odağı oldu. Bazı vatandaşlar meraklı gözlerle olan biteni izlerken, hatıra fotoğrafları çekerek bu anı ölümsüzleştirmeye çalıştı. Her türlü ihtimale karşı polis ekipleri tarafından uzaklaştırılmaya çalışılan bazı vatandaşlar ise, "Bana bir şey olmaz" diyerek yurdum insanı tepkisi gösterdi. Balıkçıların ağlarına takılan torpido gerekli önlemler alındıktan sonra Foça'daki Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı Askeri Leventler Limanı'na telsim edilmek üzere götürüldü. Torpido'nun uzmanlar tarafından imha edileceği öğrenildi. FOÇA AÇIKLARI TATBİKAT BÖLGESİ Olayın şaşkınlığını uzun süre üzerinden atamayan Yeni Asya balıkçı teknesinin kaptanı Mustafa Taşlı, "Açıkta ağlarımıza bir cisim takıldığını fark ettik. Daha sonra cismin bir torpido olduğunu anladık. Patlama riskini göz önünde bulundurarak durumu hemen Sahil Güvenlik Komutanlığı'na bildirdik.Patlama ihtimali olmadığını öğrenince de içimiz rahatladı" dedi. Uzun yıllardır Foça'da balıkçılık yaptığını belirten Atilla Tiyanşan da, "Bölgemizin askeri bölge olması nedeniyle balıkçı teknelerimizin ağlarına zaman zaman mayın taşı, havan mermisi gibi askeri talimlerde kullanılan malzemeler takılabiliyor. Bu malzemeler ağlarımıza zarar verdiği gibi, bir günlük mesaimizi de boşa geçirmemize neden oluyor" diye konuştu.
Foça'da Balıkçı Ağlarına Torpido Takıldı ile egeplay
Haber Detay

1 Nisan 2012 Pazar

Doğalgaz ve elektriğe zam! Faturalar topyekün gaza geldi

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, 1 Nisan 2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere doğalgaza yüzde 18.72 oranında zam yapıldığını açıkladı.

Kayseri'de beş ayrı yerel televizyonun ortak canlı yayına katılan Bakan Taner Yıldız, yarından itibaren geçerli olmak üzere doğalgaz ücretlerine yüzde 18.72 oranında zam yapıldığını açıkladı. Yıldız, zam yapmaktan hoşlanmadıklarını ve bir siyasetçi olarak zam haberini vermeyi sevmediğini ama uzun süredir dövizde yaşanan dalgalanmalar ve ham petrol fiyatlarındaki artışlar sebebiyle mecbur kaldıklarını kaydetti. Yıldız, "Ham petrol ve döviz fiyatlarının artması bize bu zamları zorunlu hale getirdi. Yoğun kış aylarında bu süreci yönetmek daha güçtü. Bunu da düşündük. Türkiye, ham petrolü dolar olarak alıyor, TL olarak tahsil ediyor" dedi. BODAŞ'TAN AÇIKLAMA BOTAŞ Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, yarından geçerli olmak üzere doğalgaz satış fiyatlarının, nihai tüketici fiyatlarına yüzde 16,49-18,72 oranlarında yansıyacak şekilde artırıldığı bildirildi. Açıklamada uluslararası ham petrol ve petrol ürün fiyatları ile döviz kurundaki yükselmelere bağlı olarak doğalgaz maliyetlerinde meydana gelen artışlar nedeniyle satış fiyatlarında bir düzenleme yapılması zarureti doğduğu ifade edildi. Açıklamada, ''1 Nisan'dan itibaren geçerli olmak üzere doğalgaz satış fiyatlarımız, nihai tüketici fiyatlarına yüzde 16,49-18,72 oranlarında yansıyacak şekilde artırılmıştır'' denildi. ÖNCE ELEKTRİK ZAMMI AÇIKLANDI Doğalgaz fiyatlarının yükselmesinin ardından yüzde 10'a kadar bir elektrik zammı geleceği çeşitli çevrelerce dile getiriliyordu. Beklenen zam bugün açıklandı. Elektriğe 1 Nisan'dan itibaren geçerli olmak üzere zam geldi. EPDK'nın yaptığı zamma göre evlere verilecek elektrik fiyatında yüzde 9.26 artış olacak. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan (EPDK) yapılan yazılı açıklamada, Kurul'un bugünkü toplantısında elektrik perakende satış fiyatlarını oluşturan maliyetlerdeki değişimler ile Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt Anonim Şirketi'nin (TETAŞ) tarife teklifinin değerlendirilerek karara bağladığı kaydedildi. Açıklamada, bu çerçevede 1 Nisan 2012 tarihinden geçerli (yarın) olmak üzere, kWh bazında, vergi ve fonlar dahil olmak üzere nihai elektrik fiyatlarının ağırlıklı ortalama olarak yüzde 8.1 oranında arttığı kaydedildi.

EVLERE YÜZDE 9.26

Açıklamada, ''Aynı kapsamda, tek zamanlı perakende elektrik satış fiyatları, meskende yüzde 9.26 oranında bir değişimle 32.515 kuruşa, orta gerilim seviyesinde dağıtıma gömülü sanayide yüzde 8.71 oranında değişimle 26.672 kuruşa, dağıtıma gömülü ticarethanelerde yüzde 4.33 oranında bir değişimle 33.253 kuruşa yükselmiştir'' denildi.
Haber Detay

"Gölcük Yanardağı Her An Patlayabilir"

Prof. Dr. Nevzat Özgür, Gölcük Yanardağı'nın her an patlayabileceği uyarısında bulundu. 

Gölcük Yanardağı
Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Jeotermal Enerji, Yeraltısuyu ve Mineral Kaynakları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Nevzat Özgür, Gölcük Yanardağı'nın genç ve aktif bir volkan olduğunu belirterek, "En son 24 bin yıl önce patlayan volkan, her an patlayabilir. Gölcük kraterinin sürekli gözlem altında tutulması için istasyon kurulmalı" dedi. Prof. Dr. Nevzat Özgür, yaptığı açıklamada, Gölcük volkanizmasıyla ilgili ikisi ulusal, biri uluslararası 3 araştırma projesi yapıldığını söyledi. Bölgede 1988'den bu yana çalışma yürüttüklerini belirten Prof. Dr. Özgür, hazırlanan çalışmaların ulusal ve uluslararası dergilerde yayınlanarak Isparta ve Gölcük Yanardağı'nın tüm dünyaya tanıtıldığını ifade etti. Gölcük Yanardağı'nın genç ve aktif bir volkanizma olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özgür, bu yüzden volkandaki hareketlerin düzenli olarak izlenmesi gerektiğini belirtti. Gölcük Yanardağı'nda radyojenik yaş tayinleri yaptıklarını ve buna göre, yaklaşık 6 milyon yıl önce başlayan bir volkanizmanın varlığından haberdar olduklarını ifade eden Özgür, "Daha sonra bu volkanizmanın zamanla sustuğunu ve bir müddet sonra tekrar aktif olduğunu gördük. En son 24 bin yıl önce patlayan volkan, her an patlayabilir. Gölcük kraterinin sürekli gözlem altında tutulması için istasyon kurulmalı" dedi. Prof. Dr. Nevzat Özgür, volkanizmayı üreten magmanın tabanda hala sıcak ve aktif olduğunu, bu durum nedeniyle Yakaören köyü yakınlarında karbondioksit ve kükürtdioksit gaz çıkışlarının görüldüğünü ifade etti. Gazların büyük olasılıkta derindeki magma odasından kaynaklandığını belirten Özgür, şöyle konuştu: "Bu gazların magma odasından geldiğini izotop analizleri ile ispatlayabiliriz. Burada görülüyor ki yanardağ şuan suskun, ama ileride tekrar aktif olabilir. 'İleride' değimiz zaman yarın olabilir, 6 ay sonra olabilir, 10 yıl sonra olabilir, hatta 100 yıl sonra da olabilir. 100 yıl jeoloji takviminde oldukça kısa bir zamandır. Bu nedenle yörede yaşayan insanların canlarının korunabilmesi ve can kayıplarının önlenebilmesi için bu volkanların devamlı izlenmesi gerekmektedir." İzleme çalışması yapılabilmesi için proje hazırladıklarını ve proje kapsamında gerekli noktalara en az 3 istasyon kuracaklarını söyleyen Özgür, istasyonlar aracılığıyla devamlı ölçüm yapacaklarını ve elde edilen verileri merkezde kayıt altına alacaklarını sözlerine ekledi.
Haber Detay

31 Mart 2012 Cumartesi

Çevre dostu elektrikli otomobiller bundan 123 yıl önce ilk kez Yıldız Sarayı'nda kullanılmış!

"II. Abdülhamid ilk elektrikli araçla kaza yapmıştı" 

Gümrük ve Ticaret Bakanı Yazıcı: Çevre dostu elektrikli otomobiller bundan 123 yıl önce ilk kez Yıldız Sarayı'nda kullanılmıştı. Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, çevre dostu otomobil üretiminin dünyanın gündeminde olduğunu belirterek, ''Ülkemizde çevre dostu elektrikli otomobiller 123 yıl önce Yıldız Sarayı'nda ilk kez kullanılmıştı. Osmanlı belgeleri ilk elektrikli arabayı ülkemize getirenin II. Abdülhamid Han olduğunu ortaya koymaktadır. 1888 yılında II. Abdülhamid, İngiltere'den ilk elektrikli arabayı sipariş etti'' dedi. Yazıcı, Otomotiv Distribütörleri Derneği'nin (ODD) 26'ncı Olağan Genel Kurulu'nda, otomotiv sektörünün dünyanın her yerinde yüksek katma değer oluşturan bir sektör olduğunu kaydetti. Bu nedenle dünyada olduğu gibi Türkiye'de de otomotiv sektörü hem ekonominin itici gücü hem de ekonomik durumun ve gelişimin en net göstergelerinden biri olduğuna işaret eden Yazıcı, otomotiv endüstrisinin yüksek üretim ve satış rakamlarına ulaşıp yüzlerin gülmesinin, ülke genelinde refahın artmasına işaret ettiğini belirtti. Yazıcı, Türkiye'de yıllarca otomobilin zenginliğin bir göstergesi olduğunu, ifade ederek, bugün ise otomobilin artık bir ihtiyaç konumunda bulunduğunu söyledi. Bugün otomobilin orta gelir grubunun sahip olduğu bir araç olduğuna değinen Yazıcı, 2002'de bin kişiye 65 araç düşerken 2011 sonunda bin kişiye 141 araç düştüğünü 10 yılda yüzde 100'ün üzerinde bir artış gerçekleştiğini kaydetti. Yazıcı, Türkiye'de otomotiv sektörünün sürdürülebilir küresel rekabet gücünü artırmak ve ileri teknoloji kullanımının ağırlıklı olduğu katma değeri yüksek bir yapıya dönüşümünü sağlamanın, hükümetin stratejik hedeflerinden biri olduğunu bildirdi. Otomotivin, Türkiye'nin ihracatında ve dış ticaretinde en büyük paya sahip sektörlerin başında yer aldığına değinen Yazıcı, 2009-2011 yılları arasında üretilen araçların yaklaşık yüzde 70'inin ihraç edildiğini, sektörün 2011 yılında toplam ihracatın yaklaşık yüzde 14'ünü gerçekleştirdiğini anlattı. Bakan Yazıcı, otomotiv sektörünün Avrupa ülkelerine olan bağımlılığını azaltılmasının ve yeni pazarlar bulmanın son derece önemli olduğunu belirterek, ''Bu kapsamda Asya, Pasifik ve Amerika kıtası ülkelerine yapılan ihracatın artırılması için girişimlerde bulunmak sektörün dünya pazarlarına açılmasını ve büyümesini sağlayacaktır'' dedi. OSMANLI'DA İLK OTOMOBİL Türkiye'nin yerli otomobili üretebilecek fiziki ve beşeri sermayeye sahip olduğunu bildiren Yazıcı, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Bugün çevre dostu otomobil üretimi de dünyanın gündemindedir. Ülkemizde çevre dostu elektrikli otomobiller bundan 123 yıl önce Yıldız Sarayı'nda ilk kez kullanılmıştı. Osmanlı belgeleri ilk elektrikli arabayı ülkemize getirenin II. Abdülhamid Han olduğunu ortaya koymaktadır. 1888 yılında II. Abdülhamid, İngiltere'den ilk elektrikli arabayı sipariş etti. Deniz yoluyla İstanbul'a getirilen ilk aracın deneme sürüşünü de dönemin Maliye Bakanı yaptı. Abdülhamid Han da arabayı Yıldız Sarayı'nda bizzat kendisi denedi. Sultan'ın elektrikli arabayla küçük bir kaza yaptığı da rivayetler arasındadır.'' Otomotiv sektörünün son iki yıldır dış ticaret açığı verdiğini anımsatan Yazıcı, bu durumun otomotiv sektörünün üretiminde ithal girdi oranının oldukça yüksek olduğunu gösterdiğini ifade etti. Bakan Yazıcı, sağlıklı bir trafik akışı için ekonomik ve teknik ömrünü tamamlamış ticari motorlu taşıtların piyasadan çekilmesi amacıyla hükümetin titizlikle üzerinde durduğu bir konu olduğunu belirtti. 2007'den bugüne bunun için 5 ayrı tebliğ ile bu araçların trafikten çekilmesine yönelik düzenlemeler yapıldığını anlatan Yazıcı, yapılan bu çalışmalarla 2011 yılı sonunda toplam 76 bin 390 aracın trafikten çekildiğini söyledi. Yazıcı, bugün dünyada en önemli şeyin markalaşma olduğuna işaret ederek, Türkiye'nin kendi markalarını oluşturması gerektiğini, 2023 vizyonunda en az 10 marka hedeflendiğini, bu markalardan en az bir iki tanesinin otomotiv markalarından olması gerektiğini kaydetti. Bunun zamanı geldiğine işaret eden Yazıcı, artık otomotiv sektörü olarak bu yöne ağırlık verilmesi gerektiğini, Türkiye'nin tüm alanlarda gösterdiği hızlı gelişme sürecinin otomotiv sektöründe de artarak devam edeceğine inandığını kaydetti. 450 MİLYON LİRALIK TASARRUF Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın çalışma alanlarına ilişkin de bilgiler veren Yazıcı, hedeflerinin gümrüklerde iş yapan şirketlerin zaman kaybı ve ilave maliyet artışı sağlamadan hızlı geçişini sağlamak olduğunu belirtti. Yazıcı, bu amaçla gümrük kapılarını yenilediklerini, bu yenilemeler dolayısıyla yapılan hesaplamaya göre bekleme sürelerinin azalmasından ve ilave maliyetlerin engellenmesi nedeniyle tüm gümrüklerde bu beklemelerden doğabilecek 450 milyon lira tasarruf sağlandığını söyledi. Gümrüklerin en önemli görevlerden birinin de kaçağın her türlüsünü önlemek olduğuna işaret eden Yazıcı, şunları kaydetti: ''Bunun için gümrük işlemlerini basitleştiriyor ve kolaylaştırıyoruz. Böylece ülkemizi dünyanın en hızlı, en güvenilir ve en rahat ticaret yapılan ülkesi haline getirmeyi hedefliyoruz. Gümrük ve ticaret politikalarının oluşturulması, uygulanması ile ilgili görüş bildirmek, bu konularda araştırma ve çalışmalar yapmak üzere danışma organı niteliğinde görev yapacak 'Gümrük ve Ticaret Konseyi'ni hayata geçiriyoruz. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın hizmet sunduğu alanlardaki tüm paydaşlarımız bu konseyde temsil edilecektir. Tüketicinin haklarının korunması önemli görevlerimizden biri. Bu konuyla ilgili tüketiciyi Korunması Kanunu ile ilgili çalışmaları sürdürüyoruz. Taslak hazırlandı.'' AA
Haber Detay

26 Şubat 2012 Pazar

Ücretsiz şifre dönemi bitiyor! Taksimetre internet şubesine girişte 25 kuruştan açılacak

Taksimetre internet şubesine girişte 25 kuruştan açılacak
Babacan’ın “Vatandaş parayı taksiyle götürse havale ücretinden daha az öder” diye eleştirdiği komisyonlar yeniden gündemde. Bankalar internet şubesi için gönderilen şifreden 25 kuruş SMS ücreti almaya hazırlanıyor Küresel ekonomik kriz ve Merkez Bankası'nın aldığı önlemler nedeniyle 2011'de kârları yüzde 10.3 eriyen bankaların yarasına müşteri merhem oluyor. 200 civarında ayrı kalemden ücret ve komisyon alan bankalar, geçen yıl müşteriden alınan ücret ve komisyon gelirlerini hatırı sayılır düzeyde artırarak kârlarda daha büyük bir darbe yemenin önüne geçti. Ancak, 2010 yılı sonunda Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın “Vatandaş parayı taksiyle götürse havale ücretinden daha az ücret öder” diye eleştirdiği ve gündeme oturan banka ücret ve komisyonları önümüzdeki günlerde yeniden çok tartışılacağa benziyor. Bunun nedeni ise bankaların, internet bankacılığına girişte onay kodu olarak müşterilerinin cep telefonlarına gönderdiği mesajlardan ücret almaya hazırlanıyor olması. Bu konu perşembe akşamı Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetimi ile gazetecilerin buluşmasında da gündeme geldi. Buluşmada, TBB yönetimi sMs maliyetlerine dikkat çekerek sMs ile şifre gönderiminin ücretlendirileceği sinyalini verdi. Bankaların internet şubesinin kapısından içeri giriş bedelinin ise 20-25 kuruş civarında olacağı belirtiliyor. Bankacılık kaynakları, bu tutarın bankadan bankaya değişebileceğini ancak sektörün önde gelen büyük bankalarının çalışmalarında 20-25 kuruş üzerinden hesaplamalarını yaptığı kaydediliyor. GÜNLÜK 300-400 BİN SMS GÖNDEREN VAR Büyük ölçekli bir bankanın günlük ortalama 300-400 bin civarı SMS gönderdiğini belirten bankacılar, yıllık SMS maliyetinin ise 20-25 milyon TL'yi bulduğunu belirtiyor. Öte yandan internet şifresi SMS’in yanı sıra şifrematik gibi cihazlarla da müşterilere iletiliyor. Bankalar bu cihazı belli bir ücret karşılığında müşterilere satıyor. Bankaların, şifre cihazlarının pazarlamasına da ağırlık vermesi bekleniyor. ŞUBEYE GİTMEK DE ÇARE DEĞİL Bankada yapılacak herhangi bir işleme komisyon ödememek için artık şubeye gitmek de çare olmayacak gibi görünüyor. Çünkü birçok banka, müşteri kendi şubesine de gitse komisyon alıyor. Son dönemde bazı bankalar müşterilerine gönderdikleri sms ile artık kendi şubelerinden yapacakları kredi kartı ödemeleri için bile 1-2 TL tutarında ücret alacağını duyurdu. Bankalar, 2011’de bankacılık hizmet gelirleri ile kredilerden alınan ücret ve komisyonlarını yüzde 18.9 yani 2.7 milyar TL artırarak 17.1 milyar TL'ye çıkardı. BDDK raporunda, bu gelirin esas olarak kredi kartı ücret ve komisyon gelirleri, havale ve diğer komisyon ve hizmet gelirlerindeki artış nedeniyle gerçekleştiği vurgulandı.
Haber Detay

24 Şubat 2012 Cuma

Eurovision şarkısında ‘İlluminati’ iddiasına ‘Saçmalık’ cevabı !

Can Bonomo
“İlluminati propagandası yapılıyor” Tartışılan İlluminati işaretini dünyaca ünlü birçok şarkıcı da kullanıyor...
‘İlluminati’ iddiasına ‘Saçmalık’ cevabı EUROVISION şarkı yarışmasında Türkiye’yi temsil edecek olan Can Bonomo’nun, söz ve müziği kendisine ait olan, “LoveMe Back / Sen de Beni Sev” adlı İngilizce parça, önceki akşam TRT ekranlarından tanıtıldı. Müzik otoriteleri tarafından beğenilen şarkıdan çok, Bonomo’nun şarkı sonunda ellerini başının üstüne kaldırarak yaptığı üçgen şeklinde işaret konuşuldu. LADY GAGA, MADONNA, SERTAB Daha önce Eurovision’a katılarak birinci olan Sertab Erener’ de dansında sergilediği figürle ilgili benzer şekilde “İlluminati propagandası yapılıyor” spekülasyonuna yol açmıştı. Tartışılan İlluminati işaretini Rihanna, Lady Gaga, Madonna ve Katy Perry gibi dünyaca ünlü şarkıcılar da kullanıyor. Video için tıklayınız... Can Bonomo’nun menajeri Ece Çelebioğlu, Habertürk’ün soruları üzerine şunları söyledi: “Bu iddialar zırvalık, saçmalık. Çalışılmış bir şey yok. Yapılan hareketin özel bir anlamı da yok. Can, hep dans ettiği gibi dans ediyor. Devlet, TRT kendisi görevlendirdi, o da işini yapıyor. Bize garip garip sorular soruluyor. Garip yakıştırmalar yapılıyor. Biz, müziğimizle anılmak istiyoruz. Orada çalışılmış, özel bir mesajı olan, özel bir hareket yoktu. Can, her zaman nasılsa orada da öyleydi. Vermek istediği herhangi birmesaj yoktu. Bu tür yakıştırmalar şevkimizi kırıyor. Biz kendimize güveniyoruz. İnşallah alnımızın akıyla bu işten çıkarız. Alacağımız güzel bir sonuçla işte o zaman birmesaj vermiş oluruz. İLLUMİNATİ NEDİR? İlluminati, 1 Mayıs 1776’da Adam Weishaupt tarafından kurulan gizli bir cemiyettir. Yeni Dünya Düzeni’ni sağlamak amacıyla hareket eden, ancak faaliyeti ve varlığı kanıtlanamamış bir topluluktur.
Haber Detay

Yeni TTK silah zoruyla uygulanamaz

Nurettin Canikli
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli "Yeni TTK’yı silah zoruyla uygulamak olmaz, cezaevleri işadamlarıyla dolar" dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, henüz yürürlüğe girmeden sıkıntı yaratan yeni Türk Ticaret Kanunu’ndaki (TTK) tartışmalı dört konuda değişiklik için Meclis’te grubu bulunan partilerle uzlaşma arayacaklarını söyledi. Canikli, temmuzda yürürlüğe girecek olan kanunda ele aldıkları dört ana konunun “Şirket ortaklarının sorumluluğu, denetim, web sayfası zorunluluğu ve kamu bilgi havuzu” olduğunu belirtti. Canikli, şöyle konuştu: İlke doğru ama bize uymaz Temel itiraz noktalarından birisi şirket ortaklarının sorumluluğu. En fazla şikayet bu konuda geliyor. Kanun yürürlüğe girdiğinden şirket kasasından para çeken ortaklara hapis cezası verilebilecek. Aslında bu genel ilke dünyada da kabul gören bir prensip. Şirket yetkililerinin kasadan para alması, başkasının cebinden para almak olarak değerlendiriliyor. Genel olarak doğru gibi duruyor, ancak bizde uygulanması zor. Şirketlerimizin çoğu aile şirketi. Şirket kasasını zaman zaman kullandıkları bir gerçek. Silah zoruyla da bunu yapamayız. Bunda diretirsek ileride aynı çek kanununda olduğu gibi bir tabloyla karşılaşırız. On binlerce şirket yöneticisi hakkında cezalar gelir, sonra onunla uğraşırız. Know-how casusluğu kaygısı Temmuzdan itibaren uluslararası yeni bir denetim sistemine geçilecek. Denetimi kim yapacak ve fiyatlandırma nasıl olacak? Özellikle belli gücün altındaki şirketlere yük getirir mi? İlave yük getirdiğimiz zaman başlangıçtaki gelişmelerini olumsuz etkiler mi? Diğer konu bu. Şirket bilgilerinin kamuya aktarılması şartına da itirazlar var. Bazı şirketlerden özellikle bilgi birikimi ve katma değeri yüksek şirketlerden itirazlar geliyor. Bu şirketler know-how birikimlerinin rakipleri tarafından öğrenilmesi riskinden endişe ediyorlar. Bunu nasıl formüle edeceğimizi konuşacağız. Diğeri de web sayfası zorunluluğu. Bülent SARIOĞLU/Hürriyet
Kaynak www.borsagundem.com
Haber Detay

22 Şubat 2012 Çarşamba

Elektronik kimlik dağıtımı başlıyor!

Elektronik kimlik dağıtımı başlıyor!
İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, e-Dönüşüm Türkiye Projesi kapsamında vatandaşın günlük yaşamını kolaylaştırmaya yönelik çalışmaları anlattı.
İçişleri Bakanı Şahin, elektronik kimlik kartlarının bu yıl dağıtılacağını açıkladı

Bu çalışmalardan birinin Elektronik Kimlik Uygulaması Projesi olduğunu bildiren Şahin, bunun pilot uygulamasının 2012 yılı içerisinde elektronik kimlik kartı dağıtımına başlanacağını açıkladı.

Bakanlık birimlerinin vatandaşa verdiği hizmetlerde, bürokrasinin azaltılması, zaman tasarrufu, ilişkilerin çok normal ve güven esasında yürütülmesi bakımından önemli ilerleme kaydettiğini anlatan Şahin, bunların başında nüfus hizmetlerinin bilgisayar ortamında kayıt altına alınması, nüfus sayımlarının her an sayılabilir bir duruma getirilerek insanları hiç rahatsız etmeden ve fark ettirmeden tespit edilmesi imkânı sağlayan MERNİS projesinin bulunduğunu söyledi.
"Sistem 3 Bin Kuruluşa Hizmet Veriyor"

Birçok e-Devlet projesinin temel altyapısını oluşturan MERNİS'in, başarıyla uygulandığını ifade eden Şahin, MERNİS kapsamında çok önemli iki projenin de uygulamaya geçirildiğini, bunlardan birinin Kimlik Paylaşım Sistemi diğerinin ise Adres Kayıt Sistemi olduğunu belirterek, "Artık birden çok numara kullanılması uygulamasına son verilerek vatandaşlardan nüfus cüzdanı sureti ve ikametgâh belgesi istenmesi uygulaması kaldırıldı. Kimlik Paylaşım Sistemi'ne bağlanarak hizmet yürüten kurum ve kuruluş sayısı 3 bin 490'a ulaşmış durumda" diye konuştu.

Adres Kayıt Sistemi sayesinde nüfus sayımının evlere kapanmadan her an ve maliyet gerektirmeksizin yapılabildiğini anlatan Şahin, "Böylece, vatandaşlarımızı evlere hapsederek yapılan nüfus sayımları tarih oldu. Bakınız, 2011 yılı nüfus sayımı açıklandı. Devletimize ne maliyeti, ne de vatandaşımıza zahmeti oldu" dedi.

"Dağıtımlar Başlıyor"

Vatandaşın işlemlerini kolaylaştırıcı bir diğer çalışmanın, Elektronik Kimlik Uygulaması Projesi olduğunu bildiren Şahin, bunun pilot uygulamasının, 2010 yılında, Bolu'da başarıyla gerçekleştirildiğini, 220 bin kişiye kimlik kartı verildiğini, 2012 yılı içerisinde elektronik kimlik kartı dağıtımına başlanacağını ifade etti.

Bu yılın, söz konusu uygulamanın alt yapısını hazırlamakla değerlendirileceğini, yıl bitmeden de belli illerde elektronik kimlik dağıtımını başlatmış olacaklarını kaydeden Şahin, 3 yıllık bir periyotta tamamlamayı planladıkları bu projeyi daha erken bir dönemde uygulamayı hedeflediklerini vurguladı.
Şahin, Elektronik Kimlik Kartı Projesi'nin bütün vatandaşları kapsayacak şekilde tamamlandığında, hem vatandaş açısından hem de kamu kurum ve kuruluşları açısından önemli yararlar sağlanmış olacağına işaret ederek, şu bilgiyi verdi:

"Bu elektronik kimlik kartıyla vatandaşlarımız farklı belge, kart ve benzerlerini taşımak zorunda kalmadan kimlik doğrulaması yapabilecek, TC kimlik numarası uygulamasında olduğu gibi tek kart, tek şifre dönemine geçilecektir. Sahtecilikten kaynaklanan vatandaş mağduriyeti önlenecek, e-Devlet kapsamında sunulan hizmetlere, internetin bulunduğu her yerden, evinden, iş yerinden, bu kimlik kartı ile erişilebilecek ve ayrıca bu Kimlik Kartı seyahat belgesi olarak da kullanılabilecek."

"E-Pasaportlarla İşlemler Hızlandı"

Bir başka önemli projenin e-Pasaport projesi olduğunu dile getiren Şahin, "Ülkemiz namına verilen pasaportların uluslararası standartlara uygun olarak tanzim edilmesi AB ile uyum sürecinde önemli bir merhaleyi teşkil etmekteydi. Biz bunu değiştirdik ve E-Pasaport ile biyometrik pasaport uygulamasını başlattık" dedi.

Başvurudan en geç 3 gün içerisinde, başvuru sahibine yeni düzenlenmiş elektronik özellikli pasaportların ulaştırılabildiğine dikkati çeken Şahin, "Bu hizmette zaman zaman kolaylığa ve zaman kısalığına inanmakta zorlanan insanlarımız bulunmakta ama gerçek budur. 3 gün içerisinde, pasaport belgesi erişmektedir, ulaşmaktadır. Buna benzer değişik kurumlarla bakanlığımızın geliştirdiği, hayatı kolaylaştırıcı çalışmalar da bir tarafta yürütülmektedir, yürümektedir" diye konuştu.

Bu güne kadar, 81 il ve 310 ilçe olmak üzere, toplam 391 pasaport biriminde, 1 Haziran 2010 tarihinden bugüne kadar, 3 milyon 655 bin 130 adet okunabilir çipli yeni pasaport tanzim edildiğini bildiren Şahin, e-pasaportlarla vatandaşın seyahatinin bundan böyle daha süratli ve kolay hale geleceğine işaret ederek, sınır geçişlerinde isim benzerliğinden kaynaklanabilen gecikmeler gibi sorunların da artık ortadan kalkacağını söyledi.
Haber Detay

Hocalı Katliamı için Ankara'da tören

Hocalı Katliamı için Ankara'da tören
İslam İşbirliği Teşkilatı “Hocalı İçin Adalet” başlıklı uluslararası kampanyası çerçevesinde Hocalı Katliamı’nı Dışişleri Bakanlığı'nın desteğiyle gerçekleştirilecek bir etkinlik ile anacak.

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Gençlik Forumu, “Hocalı İçin Adalet” başlıklı uluslararası kampanyası çerçevesinde Hocalı Katliamı’nı Dışişleri Bakanlığı'nın desteğiyle gerçekleştirilecek bir etkinlik ile anacak.

Yarın saat 18.00’de Dışişleri Bakanlığı Fatin Rüştü Zorlu Konferans Salonu’nda düzenlenecek etkinlik kapsamında Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Fatih Ceylan, Gençlik ve Spor Bakanlığı Müsteşarı Hakan Hakyemez, TBMM Türkiye-Azerbaycan Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Necdet Ünüvar, Azerbaycan Büyükelçisi Faig Bağırov, İİT Gençlik Forumu Eğitim, Araştırma ve Medya Departmanı Genel Müdürü Nebat Karahanova ile Azeri ve Türk milletvekilleri konuşma yapacak.

Etkinlikte, “Hocalı İçin Adalet” başlıklı uluslararası kampanyanın temsilcileri ile Hocalı Katliamı’ndan sağ kurtulan bazı tanıklar da hazır bulunacak. Hocalı Katliamı’na ilişkin bazı fotoğraf ve resimler de Fatin Rüştü Zorlu Konferans Salonu girişinde sergilenecek.

Ayrıca, İİT Gençlik Forumu tarafından yarın 18.00’de aynı konuda TBMM tören salonunda bir resim sergisinin açılışı yapılacak.
Haber Detay

İşte Eurovision şarkımız!

Can Bonomo, Türkiye'yi Eurovision'da bu şarkıyla temsil edecek
Can Bonomo, Azerbaycan'da yapılacak 57. Eurovision Şarkı Yarışması'nda Türkiye'yi, ''Love Me Back/Sen de beni sev'' adlı İngilizce parçayla temsil edecek.

video
Haber Detay

RASTGELE HABER BAŞLIKLARI

9