Bilim-Teknoloji-Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bilim-Teknoloji-Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mayıs 2012 Cuma

ABD internet tekelini bırakmak istemiyor

ABD, internetin yönetim ve kontrolünü sağlayan alan adlarında tekelinin kırılmaması için elinden geleni yapıyor.

TBMM Bilişim ve İnternet Araştırma Komisyonu'na sunum yapan Türkiye Bilişim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Turhan Menteş, internet üzerindeki ABD kontrolünü ve siber savaşlar ile savaş senaryolarını anlattı.
Menteş, internetin yönetim ve kontrolünü sağlayan domainlerde (alan adı) ABD tekelinin sürdüğünü ve BM'nin bu tekelin kırılması için uluslararası bir denetim kurulu oluşması önerisine ABD'nin ısrarla karşı çıktığını söyledi.
Menteş, ''Birleşmiş Milletler buraya müdahil olmak istedi ancak bu mümkün olmadı'' dedi.
''Siber savaşlar'' konusunda, devletlerin ICAAN tekelini de göz önüne almakla birlikte, birtakım tedbirleri almaya başladıklarını belirten Menteş, Türkiye'nin de bu konuya ağırlık vermesi gerektiğini söyledi. Menteş, ''Başka ülkelerle savaş durumunda önce o ülkenin internet şebekesi çökertiliyor. Çok ciddi örgütlenmiş devlet güçleri var. Biz de kendi savunma sistemimizi oluşturmamız gerekir'' diye konuştu.

ICAAN tekeli
İnternetin yönetimi ve alan adlarının tahsisinde tek söz sahibi olan ABD'nin ICANN (Internet corporation for assigned names and numbers) adlı kuruluşu, bu alanda tam bir tekel durumunda.
Kurulduğu 1998'den beri ABD Ticaret Bakanlığı'na bağlı Telekomünikasyon ve Bilişim İdaresi'nin gözetiminde faaliyet yürüten ve kar amacı gütmeyen, ancak ABD ulusal güvenlik politikaları çerçevesinde örgütlenen ICAAN, internette tüm dünyayı kapsayan kararlar alabildiği gibi, bu kararları bütün ülkelere uygulatma yetkisine de sahip bulunuyor.
Haber Detay

Astronotlar Mars yolunda domates biber yetiştirecekler

2 yıl sürmesi planlanan Mars yolculuğunda astronotlar, uzay mekiğindeki özel serada yiyeceklerini yetiştirecek.

Dünyanın üçüncü, Avrupa'nın en büyük uzay araştırma merkezi EADS Astrium, Türk Hava Yolları'nın (THY), Almanya'da 10. uçuş noktası Bremen'e seferlere başlaması dolayısıyla kenti ziyaret eden Türk gazetecilere kapılarını açtı.
Almanya'nın yanı sıra Fransa, İngiltere, İspanya ve Hollanda'da üretim ve araştırma tesisleri bulunan EADS Astrium'un proje müdürü Max Lange, gazetecilere tesisi gezdirdi, çalışmaları hakkında bilgi verdi ve soruları cevapladı.
Astrim'un 5 ülkede 18 bin çalışanı bulunduğunu belirten Lange, Bremen'de füzelerin fırlatma parçalarının üretildiğini, Avrupa'nın tüm uzay mekiklerinin akaryakıt tanklarının yapıldığını anlattı.
Türk gazeteciler daha sonra uzaya gidip gelen ve eğitim amaçlı kullanılması için NASA'dan kiralanan uzay mekiğini de gezdi.

Domates, biber yetiştirecekler

Avrupa'nın en büyük uzay araştırma merkezi EADS Astrium, 2 yıl sürmesi planlanan Mars yolculuğunda astronotların uzay mekiğinde özel oluşturulan sera ortamında yiyeceklerini üretebilmeleri için proje yürütüyor.
EADS Astrium Proje Müdürü Max Lange, ''Mars'a astronotlarla uzay uçuşları için çalışmalara odaklandık. Mars'a gidiş 2 sene sürüyor. Bu süre içinde astronotların yiyeceklerini yetiştirebilmeleri için uzay araçlarında sebze üretme denemeleri yapıyoruz'' dedi.
Lange, ''İyi sonuçlar almaya başladık. Başarılı olursak astronotlar domates, biber gibi sebzeleri yol boyunca üretebilecek'' diye konuştu.
Haber Detay

Safiye Ayla ve Zeki Müren yıllar sonra sahnede!

ABD ve Japonya'da düzenlenen holografik konserlerde, yıllar önce ölen sanatçılar sahneye çıkıyor.

Safiye Ayla
Türk organizatörler imkân olursa Zeki Müren ve Safiye Ayla'ya konser verdirmek istiyor. Düşünün ki 16 yıl önce vefat eden Zeki Müren, en renkli elbiseleri ve efsane yüksek topukları ile sahnede eserlerini seslendiriyor. Duyana gerçekleşmesi imkânsız bir hayal gibi gelebilir ancak bunu mümkün kılan yepyeni bir teknoloji var. Sabah'ın haberine göre, bu sayede hayatlarını kaybetmiş olan sanatçıları da sahnede izleyebileceksiniz. İlki 2010'un nisan ayında Japonya'da gerçekleşen ve "hologram" adı verilen konserde, bir çizgi film karakteri olan Hatsune Miku sahneye çıktı ve binlerce kişiye 3 boyutlu olarak dev bir konser verdi. Ancak hologram konserleri asıl gündeme taşıyan, geçtiğimiz haftalarda ABD'de gerçekleştirilen bir rap konseriydi. 13 Eylül 1996'da silahlı çatışmada öldürülen ünlü rap'çi Tupac Shakur'un, Kaliforniya eyaletinde gerçekleştirilen Coachella Festivali'nde sahne alacağı duyurulunca önce herkes bunu bir şaka zannetti. Organizasyon şirketi Tupac'ın, hayranlarıyla "bir araya geleceğinde" ısrar edince de biletler birkaç saat içinde tükendi. Ve konsere gidenler gördükleri "mucizeye" inanamadı. Tupac kanlı canlı karşılarında şarkı söylüyor, hatta yakın dostu Snoop Dogg ile düet bile yapıyordu. Hologram konserlerde ilk olarak, şarkıcıların eski konserlerinden görüntüler alınıyor. Ardından bu görüntüler teknoloji yardımıyla 3 boyutlu olarak sahnenin farklı yerlerine aktarılıyor. Bu yeni teknoloji Türkiye'de henüz gerçekleştirilmiyor. Ancak organizasyon şirketleri telif hakları ödendiği sürece mümkün olduğunu dile getiriyor. Hatta en çok sahneye çıkarmak istedikleri ünlü de Safiye Ayla.
Haber Detay

Elektrikleri yok ama cep telefonları var!

Dünyada 50 milyon insan elektriği olmadığı halde cep telefonu kullanıyor.

TBMM Bilgi Toplumu Olma Yolunda Bilişim Sektöründeki Gelişmeler ile İnternet Kullanımının Başta Çocuklar, Gençler ve Aile Yapısı Üzerinde Olmak Üzere Sosyal Etkilerinin Araştırılması Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, AK Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar başkanlığında toplantılarını sürdürüyor.
Komisyonun toplantısında, Nil Türkiye Genel Müdürü Yücel Bağrıaçık, ''Günümüz dünyasında internetin sunduğu fırsatlar'' konulu sunum yaptı.
İnternet kullanımının ve teknolojisinin ulaştığı rakamsal değerleri komisyon üyeleriyle paylaşan Bağrıaçık, dünyada, elektriği olmadığı halde 50 milyon insanın ''mobil abone'' olduğunu, yani internete bağlı cep telefonuna sahip bulunduğunu söyledi. Bağrıaçık, ''Herhalde bunlar cep telefonlarını komşusundan şarj ediyor'' dedi.
Bağrıaçık'ın verdiği bilgiye göre; dünyada 5.9 milyar mobil abone bulunurken, geçen yıl toplam mobil geliri 1.5 trilyon dolar düzeyinde. Yine aynı yıla göre 1.7 milyar mobil cihaz ile 486 milyon akıllı telefon satıldı. Aynı verilere göre; her 5 çiftten birisi internette tanışıyor, boşanmaların yüzde 20'si ise internetle ilgili bir sebepten kaynaklanıyor.
Haber Detay

Ar-Ge kuruluşları Fatih için buluşacak

''Fatih'' projesi için Ar-Ge yapan kuruluşlar, Eğitim Bakanlığı'nın destek verdiği ''Kampüs Teknoloji Günleri"nde biraraya gelecek.

Öğretmenlere, öğrencilere ve ilgili kuruluşlara akıllı yazı tahtaları, dijital not alma sistemleri, eğitim içerik yazılımları, eğitimde simülasyon ve oyun teknolojileri konularında ücretsiz eğitim verilecek etkinlik, 3 gün sürecek.
ODTÜ Eğitim Fakültesi Bilgisayarlı Öğretim Teknolojileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Soner Yıldırım, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ODTÜ'nün 2011-2016 Stratejik Planı'nda ''öğretim teknolojileri kullanımında yenilikçiliğin desteklenmesi''nin yer aldığını anlattı.
Bu konuda ortak bir platform oluşturmak ve diğer üniversitelere öncü rol oynamak üzere 14-16 Mayıs tarihleri arasında ''ODTÜ Kampüs Teknoloji Günleri''nin düzenlendiğini belirten Yıldırım, etkinliğin ana temasının ise Fatih Projesi olduğunu bildirdi.
-''Dünyada böyle bir proje yok''-
Fatih Projesi'nin dünyanın en büyük bilişim projelerinden olduğuna dikkati çeken Yıldırım, ''13 milyon öğrenciye tablet bilgisayar dağıtılacak. Bu tabletlerin yerli üretime geçilmesi kaygısı var. 467 bin sınıfa akıllı tahta konulacak, 650 bin öğretmen eğitilecek. Dünyada böyle bir proje yok'' diye konuştu.
Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü'nden yetkililerin, etkinlikte stant kurarak, hazırlıklarla ilgili bilgi vereceğini anlatan Yıldırım, şunları kaydetti:
''Etkinlikte Fatih Projesi ile ilgili tüm teknolojiler görücüye çıkacak. Milli Eğitim Bakanlığı da 3 günlük etkinlikte projeyi bütün bileşenleriyle anlatacak. Etkinlikte öğretmenlere, öğrencilere ve ilgili tüm kuruluşlara akıllı yazı tahtaları, dijital not alma sistemleri, eğitim içerik yazılımları, eğitimde simülasyon ve oyun teknolojileri konularında eğitimler verilecek. Ayrıca bilgisayar teknolojileri, görüntüleme sistemleri, mobil eğitim yazılımları, telekomünikasyonla iletişim ve internet hizmetlerinin eğitimdeki önemi gibi konularda oturumlar düzenlenecek.''
Eğitimlerin araştırma görevlilerince verileceğini bildiren Yıldırım, etkinliğe katılım için ''www.kampusteknolojileri.com'' adresinden kayıt yaptırmak gerektiğini sözlerine ekledi.
Haber Detay

3 Mayıs 2012 Perşembe

Görme engellilere büyük umut

20 yıldır görme engelli olarak yaşayan hastaya biyonik göz nakli yapıldı. 

Beynine cep telefonu kamerası bulunan çip yerleştirilen adam, flu ve siyah beyaz da olsa yeniden görmeye başladı.İngiliz Chris James, 20 yıl önce geçirdiği bir kaza sonucu iki gözünü birden kaybetti. Londra'da John Radcliff Hastanesinde operasyon geçirdi. Beynine, dijital bir çip nakledildi. Çipin içinde, cep telefonlarında kullanılan kameraların bir benzeri vardı. 1500 piksel çözünürlüklü kamera sayesinde; görme engelini aştı. Biyonik gözleriyle; nesneleri siyah beyaz da olsa yeniden görmeye başladı. 20 yıl sonra yeniden görmeye başlayan James, "yıllardır hep yeniden görmeyi hayal ediyordum şimdi çok net olmasa da simsiyah bir dünyadan fazlasını görebiliyorum" diyerek duygularını dile getirdi. Chris James'in gözleri kısmen açıldı. Nesneleri yüzde yüz net göremiyor. Birer silüet halinde siyah beyaz olarak algılayabiliyor. 20 yıldır kör olan James için, bu kadar görebilmek bile mucize.

Ancak doktorlar daha fazlasından umutlu. 150 bin Türk lirasına mal olan ameliyatı gerçekleştiren profesör Robert Maclaren; beynin zamanla yeniden görmeyi öğreneceğini ve flu olan cisimleri daha net algılayabileceğini söyledi.
Haber Detay

7 Nisan 2012 Cumartesi

Kara deliklerin çekim gücü neden çok fazladır?

Kara delikleri uzayın en korkutucu bir olayı olarak tanıdık.

Bunlar, maddenin adeta ezilerek yok olduğu görünmez noktalar olarak bilinir. Yıldızlarının ölümünün bir sonucu olan kara deliklerden ışık da dahil olmak üzere hiç bir şey kaçamaz. BBC Focus dergisinde yer alan habere göre, kara deliklerin çekim gücü çok fazladır. Çünkü kara delikler çok küçüktür. Yer çekimi nesnenin kütlesi ve sizden uzaklığıyla ilgili olarak iki şeye bağlıdır. Bu nedenle bir yıldıza doğru yolculuk edildiği zaman, bunların çekim gücü yüzeye yaklaştıkça artacaktır. Yıldızın iç kısımlarına doğru hareket etmeye devam edildiğinde ise yer çekiminin yeniden azaldığını görülür. Bu durum maddenin yerçekimi gücüne karşı harekette bulunmasından kaynaklanıyor. Bu nedenle yıldız gibi küresel bir nesne için maksimum yerçekimi yüzeydedir. Şimdi bir yıldızın tüm kütlesinin sadece birkaç kilometre uzunluğundaki bir kara deliğin içine sıkıştığını hayal edin. Bu sefer, yıldıza doğru seyahat ettiğiniz anki gibi yıldızın orijinal yüzeyindeki çekim merkezi değişmiştir. Yıldızın içine doğru gittikçe bu sefer yer çekimi gücü azalmaya değil, artmaya devam eder. Kara deliğin yüzeyine ulaştığınızda yer çekimi çok büyüktür. Bu nedenle kara deliklerin çekim gücü fazladır. Çünkü kara delikler küçüktür ve teorik olarak onlara çok fazla yaklaşılmaz. Haber Kaynağı: Zaman Gazetesi | http://www.zaman.com.tr
Haber Detay

Acer' den Mükemmel Tablet! Acer Iconia Tab A510 ön siparişleri başladı

Acer 6 Nisan da piyasaya süreceğini duyurduğu tabletini gecikmeli olarak 25 Nisan da kullanıcılarına sunacak. 

Acer Iconia Tab A510
Acer, Nisan ayı başlarında Iconia Tab A510 tableti piyasaya süreceğini duyurmuştu. Ama görünüşe göre tablet Nisan ayının sonuna kadar raflarda yerini almayacak gibi. Iconia Tab A510 tabletin, Kanada’da Future Shop’ta ön siparişleri alınmaya başlandı. Android 4.0 Ice Cream Sandwich işletim sistemiyle çalışan ve 10.1 inç olan tablet 450 dolara satışa sunulacak.
Acer Iconia Tab
Bu özellikte piyasaya sürülen tabletlere göre oldukça düşük bir fiyata sahip. 6 Nisan da piyasaya sürüleceği duyurulan ama çıkmayan tablet Acer Iconia Tab, Future Shop’a göre 25 Nisanda piyasaya sürülecek. Acer Iconia Tab’ın bazı özellikleri ise şöyle: Iconia Tab A510, dört çekirdekli Nvidia Tegra 3 işlemcisi ile geliyor. Ayrıca 1.3 Ghz, 1GB RAM ve 32GB dahili bellek bulunuyor. 32GB'a kadar hafıza genişletme özelliğine sahip olan tablet microSD kart yuvası ile donatılmış.
Haber Detay

4 Nisan 2012 Çarşamba

Samsung vs Apple...Mücadele devam ediyor

Tablet bilgisayar piyasasında patent kavgasına tutuşan elektronik üreticileri Samsung ve Apple, akıllı telefon pazarındaki mücadelelerine de kaldığı yerden devam ediyor.

Samsung vs Apple
Teknoloji dünyasındaki spekülasyonlara göre, Samsung ve Apple, piyasaya sürecekleri yeni akıllı telefonlarında Liquipel, yani “su geçirmezlik” teknolojisi bulunduracak. Today’s iPhone sitesinin iddiasına göre, Galaxy S III ve iPhone 5, suya yüzde 100 dirençli olacak. Siteye bu konu hakkında bilgi veren kaynak, “Hem Galaxy S III hemde iPhone 5 liquipel teknolojisine sahip olacak. Her iki şirket de bu ürünleri için garanti şartlarını yeniden düzenleyecek” dedi. Buhar Halinde Uygulanıyor Site, liquipel teknolojisi hakkında bilgi veren kaynağın, geçmişte kendilerine iPhone 4 ve iPhone4S’in piyasaya sürülme tarihlerini kesin olarak ilettiğine dikkat çekti. Bu kişinin, İngiltere’deki büyük bağımsız telefon perakendecilerinden birinde çalıştığı ifade edildi. Liquipel teknolojisi, cep telefonunu su geçirmez hale getirmek için yüzeyinin özel bir maddeyle kaplanması anlamına geliyor. Bu teknoloji kapsamında, kaplama, su geçirmeme özelliği kazandıran madde buhar halindeyken yapılıyor. Bu şekilde, madde hem cep telefonunun dışını, hem de içindeki parçalarını su geçirmeyecek şekilde kaplıyor.
Haber Detay

Güney Kutbu’nda buz kütlesi altında saklı göl!

Rus bilim insanları Güney Kutbu’nda buz tabakasını dört kilometre delerek altta gömülü bir göle ulaştıklarını açıkladılar.

Güney Kutbu’nda buz kütlesi altında gömülü 300′ü aşkın göl olduğu düşünülüyor. St Petersburg merkezli araştırma enstitüsünden mühendisler, ilk kez bu tip bir göle sondaj yapmayı başaran ekip olarak tarihe geçti. Vostok adlı gölün tahminen 20 milyon yıldır dünyanın atmosferiyle temasa geçmediği açıklandı. Gölden alınan numunelerin Güney Kutbu’nun geçmişteki yapısı ve iklimi hakkında kilit önemde ipuçları vermesi bekleniyor. Aynı zamanda, buzların altında gömülü sıvı su kütlesinde ne tip canlı organizmalarla karşılaşılacağı da büyük merak konusu. Gözlemciler, Rus ekibin başarısını Kutuplar’daki en önemli keşiflerden biri olarak tanımlıyor. Sıcaklığın eksi 90 dereceye dek düştüğü bir ortamda çok zor şartlar altında çalışan Rus mühendisler, kilometrelerce kalınlıktaki buz tabakasının dibinde Lüksemburg’un yaklaşık altı katı büyüklüğünde bir gölün yattığını radarlarla tespit etti. Bu derinlikte suyun sıvı halde bulunması, daha derindeki kaya yatağının sıcaklığına ve üstteki buz tabakasının uyguladığı muazzam büyüklükteki basınca bağlanıyor. Milyonlarca yıldır atmosferle temasa geçmeyen göldeki mikroorganizmaların bu zaman zarfında dünyadakinden çok daha farklı bir evrim sürecine uğradığı ve yeni şekiller aldığı tahmin ediliyor. Numuneler üzerindeki araştırma, dünya dışında hayatın nasıl şekillenebileceği konusunda ipuçları verebilir. Şayet Vostok Gölü’nde canlı varlıklar bulunursa, Jüpiter’in buzla kaplı uydusu Europa’da ya da Satürn’ün yörüngesindeki Enceladus uydusunda da hayat olduğu varsayımı güç kazanacak.

Haber Detay

Değişik tümörler için tek ilaç

Tümörlerin, kendilerini tanıyıp yokedebilen bağışıklık hücrelerini bir tür ‘beni yeme’ sinyaliyle atlattıkları bulunmuştu. Bu sinyali susturan bir ilacın farklı kanserlere karşı etkili olduğu fareler üzerinde gösterildi, sıra insanda.

Kanser, vücut hücrelerinin kontrolden çıkıp hızla çoğalmaya başlamasıyla başlar. Ancak bu tip dengesiz hücrelerin çoğu bağışıklık sistemi tarafından yakalanırlar. Kontrolden çıkmış olan bu tümör hücreleri anormal özellikler gösterdikleri için, bağışıklık hücreleri bunları ‘yabancı’ olarak tespit edip yokeder. Ancak bazı tümör hücreleri, kendileri için faydalı DNA mutasyonları sayesinde bağışıklık sistemini atlatabilirler. Ölümcül kanser vakalarına işte bu tip mutasyonlar yol açar. Bu mutasyonlardan birini on yıl kadar önce Stanford Üniversitesi’nden biyolog Irving Weissman lösemili hücrelerde keşfetmişti. Weissman, lösemili hücrelerin CD47 adlı bir proteini sağlıklı hücrelere kıyasla daha fazla ürettiğini bulmuştu. CD47 proteini sağlıklı kan hücrelerinde de bulunuyor ve bu hücreleri bağışıklık hücrelerinden koruyorlardı. Araştırmacılar, CD47 üreten kanser hücrelerinin de bu avantajı kullanarak bağışıklık sistemi hücrelerinden korunduklarını göstermişti. Geçtiğimiz yıllarda Weissman’ın öncülüğündeki araştırma ekibi CD47 proteinini bloke eden bir antikorun (vücuda giren yabancı maddelere bağlanan bir savunma proteininin) etkilerini incelediler. CD47’nin bloke edilmesi bazı lenfoma ve lösemi gibi kan kanseri türlerinde iyileşme sağlamıştı. Ancak CD47’yi engellemenin başka kanserlere karşı da yardımcı olup olamayacağı belirsizdi. Nitekim farklı kanser türlerinin çok farklı mutasyonlara dayandıkları ve yüksek çeşitlilik gösterdikleri biliniyor. Geçtiğimiz hafta Weissman’ın grubunun ABD Bilimler Akademisi dergisi PNAS’ta yayınladıkları yeni bir araştırma CD47’nin bloke edilmesinin çok çeşitli kanserlere karşı yardımcı olabileceğini buldu. Weissman yaptığı açıklamada “Yeni araştırmamızda CD47’nin yalnızca lenfoma ve lösemilerde önemli olmadığını, diğer tüm kanser türlerinde de önemli olduğunu gösteriyoruz” dedi. Bu çalışmada araştırmacılar, tümör hücrelerini, CD47’nin bloke edildiği ve edilmediği iki farklı koşulda bir çeşit bağışıklık hücresi olan makrofajlarla aynı ortama koydu. Deney sonuçları, CD47’yi bloke eden ilacın olmadığı koşullarda makrofajların kanser hücrelerine müdahale etmediğini, ancak ilacın ortama eklendiği koşullarda makrofajların her türden tümör hücresini tanıyarak parçaladığını gösterdi. Daha sonra ekip, benzer bir çalışmayı kolay gözlemlenebilmesi açısından farelerin ayakları üzerine nakledilen insan tümörleri üzerinde yaparak, CD47’yi bloke eden ilacın farelere verilmediği durumlarda on fareden onunda da kanserin lenf bezlerine yayıldığını, ancak CD47’yi bloke eden ilacın verildiği on fareden yalnızca bir tanesinde lenf bezlerine yayılma gözlemlendiğini bildirdi. Ayrıca ilaç tedavisinin tümör boyutunda küçülmeye neden olduğu da gösterildi. Örneğin kolon kanseri görülen farelerde ilaç tedavisiyle tümör boyutunda anlamlı bir azalma gözlemlendi. Bir başka deneyde, göğüs kanseri görülen beş farede ilaç tedavisi sonrası hiçbir tümöre rastlanmadığı ve bu farelerde tedaviden sonraki dört ay boyunca da herhangi bir tümör gelişimi gözlenmediği bildirildi. Weissman bu bulguları, “Tümör gelişmiş bile olsa ilaç tedavisi iyileşmeye neden olabilir veya tümörün büyümesini yavaşlatabilir ve metastaza engel olur” diyerek özetledi. Science dergisinin konuyla ilgili haberine göre Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden kanser araştırmacısı Tyler Jackson ise, çalışmanın ümit vaad ettiğini ancak aynı sonuçların insanlarda görülüp görülmeyeceğine dair daha fazla araştırma yapılması gerektiğini belirtti. Jackson’a göre bir diğer önemli soruyu da CD47 antikor tedavisinin, kullanılan diğer tedavi yöntemleriyle nasıl birarada sürdürülebileceği oluşturuyor. Örneğin kemoterapi gören bir hastada normal hücreler stresten dolayı normalden daha fazla CD47 üretmeye başladığında hastaya verilen CD47 antikorlarının beklenenin tersi bir etki yapıp yapmayacağı henüz bilinmiyor. Weissman’ın öncülüğündeki ekip bundan sonraki çalışmalarında Kaliforniya Rejeneratif Tıp Enstitüsü tarafından sağlanan 20 milyon dolarlık fon ile farelerde yapılan çalışmaları insan güvenliği testlerine tabi tutarak bu tedavinin insanlarda kullanılıp kullanılamayacağını anlamaya yoğunlaşacak.
Haber Detay

3 Nisan 2012 Salı

Güvenli internete yeni profiller...

BTK, güvenli internet hizmetinde belirlenen 'aile' ve 'çocuk' profillerinin dışında isimlerin kullanılabilmesinin önünü açtı

İnternet servis sağlayıcılar, bireysel abonelikler dışındaki kurumsal abonelere sundukları güvenli internet hizmetine ''aile'' ve ''çocuk'' profili dışında yeni isimler verebilecek Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu aldığı kararla, güvenli internet hizmeti sunulan bireysel aboneler dışındaki şirket, kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör kuruluşlarına yönelik aboneliklerde güvenli internet hizmetinin sunumuyla ilgili yeni bir düzenlemeye gitti. Söz konusu düzenlemeyle, internet servis sağlayıcılar, güvenli internet hizmeti verirken, bireysel abonelik dışındaki kurumsal abonelere, ''aile profili'' ve ''çocuk profili'' isimlerinin dışında, yeni profil isimleri belirleyebilecek. Kullanılacak isimler için BTK'dan izin alınması gerekirken, uygulama 1 Mayıs'tan itibaren başlayacak. AA
Haber Detay

CERN'i tanıtan ''Bilimi Hızlandırıyoruz'' sergisi ODTÜ'de açıldı

ODTÜ bilimi hızlandıracak..Evrenin oluşum sırlarını araştıran büyük patlama deneyinin yapıldığı CERN'i tanıtan ''Bilimi Hızlandırıyoruz'' sergisi ODTÜ'de açıldı.

CERN tarafından hazırlanan sergi Cenevre Üniversitesi'nin işbirliği ve Dudley Wright Vakfı'nın desteğiyle İsviçre, İtalya, Danimarka, ve Avusturya'nın ardından Ankara'da açıldı. CERN Başkanı Prof. Dr. Rolf-Dieter Heuer, ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen açılış töreninde, evrenin hala yüzde 95'inin sırlarının çözülemediğini ifade etti. Bu sırların ortaya çıkarılması için teknolojinin gerekliliğini vurgulayan Heuer,''Teknolojinin üretimi için genç beyinler gerekiyor. Sergiyi gezen gençlerin CERN'e de ziyaret konusunda heyecan yaşamalarını amaçlıyoruz'' dedi. ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar da serginin ilk kez CERN'e üye olmayan bir ülkede açıldığını bildirdi. Bu sebeple ODTÜ'nün ayrıcalıklı bir yere sahip olduğunu belirten Acar,''ODTÜ'lü bilim insanları 45 yıldır CERN'deki deneylere katılıyor ve büyük başarılar gösteriyor'' dedi. Acar, 12 yaş üstü bilim meraklılarına açık olan ve 8 Temmuz'a kadar ücretsiz gezilebilecek serginin, evrenin oluşumu hakkında merak aşılamayı amaçladığını kaydetti. DOKUNMATİK EKRANLARDA BİLİME YOLCULUK ''CERN-Bilimi Hızlandırıyoruz'' adlı sergi 5 ana bölümden oluşuyor. Ziyaretçiler, ''Büyük Patlama'' sahnesinde güvenlik parmaklarının üzerinden eğilerek uzayda askıda durur gibi boşluğun içine bakıyor. Büyük Patlama'nın ilk anlarını anlatan 5 dakikalık görsel-işitsel gösteri etkileyici bir şekilde yansıtılıyor. ''Parçacık Bahçesi''nde ise ziyaretçiler, insan ölçeğinden atom, çekirdek ve parçacıkların mikroskobik dünyasına animasyon yardımıyla kusursuz bir şekilde taşınıyor. ''Gizem Odası''nda duvarlara karalanmış formüller gizemi çözmeye çalışma denemelerini sembolize ediyor. ''CERN Araştırmaları'' bölümünde ise büyük hadron çarpıştırıcısının kuşbakışı görüntüsü ve parçacıkların CERN'deki hızlandırıcılardaki yörüngesini gösteren animasyon bulunuyor. ''Temel araştırmalar'' bölümünde de bu araştırmaların gündelik yaşamdaki teknolojik uygulamalara ne şekilde bağlı olduğu açıklanıyor. AA
Haber Detay

1 Nisan 2012 Pazar

Einstein'ın teorisi doğrulandı

Albert Einstein'in evrenin genişlemeye devam ettiği yönündeki teorisinin doğruluğu kozmologlarca da doğrulandı.

Bilim sitelerinde yer alan habere göre, Einstein'ın evrenin genişlediğine dair teorisinin "yüksek bir doğruluk" oranıyla teyit edildiği yeni testin, bilimadamlarına evrenin gizemli genişlemesini anlamalarında yardımcı olması bekleniyor. Manchester Üniversitesi'nde düzenlenen Ulusal Astronomi Kongresi'nde bir grup kozmolog tarafından açıklanan yeni çalışmanın, evrenin genişlemeye başlamasının ne zaman hızlandığını anlatan en doğru ölçüm olduğu belirtiliyor. Bu araştırmada elde edilen sonuçların, bu süratlenmeye neyin ve nasıl neden olduğunu anlamaya, aynı zamanda, hakkında az şey bilinen ve bu hızlanmaya yol açan temel etken olan karanlık enerjiye ışık tutması bekleniyor. İngiltere'nin Portsmouth Üniversitesi ve Almanya'nın Max Planck Üniversitesi'nden kozmologlar, evrenin şimdiki yaşının neredeyse yarısı olan 5 ve 6 milyar yıl öncesi arasındaki dönemi incelediler ve yüzde 1,7 gibi bir hata payıyla olağanüstü doğrulukta bir ölçüm yaptılar. Bilimadamlarının bulguları, birbirlerinden büyük mesafelerle ayrılan galaksilerin birbirlerine doğru hareket etmeleri ve evrenin yapısının hangi hızla genişlemesi gerektiğini gösteren Einstein'ın genel izafiyet teorisinin doğruluğunu teyit etti.
Haber Detay

RASTGELE HABER BAŞLIKLARI

9